Ana Sayfa » Çanakkale Şehitlerini Anma Haftası » Kınalı Hasan Tiyatrosu

KINALI HASAN TİYATROSU

‘’Tellal sallana sallana meydana doğru gider’’

Tellal: Duyduk duymadık demeyin. Çanakkale’de savaş çok çetin geçmektedir. Devletimizi, vatanımızı ve namusumuzun düşman tarafından çiğnenmemesi için asker alınacaktır. Duyduk duymadık demeyin.

‘’Perde kapanır. Meydanda bir masa ve askere alma işlemi yapılmaktadır. Bir imam bir asker ve bir kumandan masanın başındadır.

Kınalı Hasan: Kumandanım durun, durun kumandanım beni de alın. Beni de alın.

İmam: Oğlum sen ailene destek olman lazım. Ailenin sana ihtiyacı var.

Kınalı Ali: Ellerinden öpeyim hocam (hocanın elini öpmeye eğilir) beni de alın. Geceleri uyuyamaz oldum.

Komutan: Delikanlı İmam efendi senin ailenin yanında olman gerektiğini söyledi.

Hem yaşında ufak duruyor.

Kınalı Ali: Komutanım seneye 18 olacağım ben. Hem bu iş yaş işi bıyık sakal işi midir? Bu il vatan işidir. Yürek işidir. Ve ben bu vatan için buradayım.

Komutan:( Başını öne eğer, sessiz kaldıktan sonra)Tamam yazın bu delikanlıyı da.

Kınalı Hasan:(İmamın elini öpmeye eğilir, ardından masaya yaklaşır)Ahmet oğlu Hasan

Anası : Bismillahirrahmanirrahim. Baban gibi sende bu vatanın için savaş. Devletimizi, milletimizi düşmanın ayaklarının altına alınmasına izin verme. Yolun açık olsun. Vatan sana senide Allaha emanet ediyorum. ’’Dedikten sonra sarılarak ağlar.’’

‘’kınalı Hasan orduya katılır ve bütün askerler sıraya dizilir’’

Komutan:(Askerlerin arasında dolaşarak eksikliklerini söyler. Kemerini sık ,şapkanı düzelt gibi ,kınalı hasana doğru varır ,şapkayı kaldırır)Bu ne saçında hastalık mı var senin?

Kınalı Hasan: Hayır Komutanım.

Komutan: Eee saçında kına var.

Kınalı Hasan: Annem askere gelirken sürdü komutanım.

Komutan :Oğlum saçlarını kızlar kınalar.(Diğer askerler gülmeye başlar)Kesin şamatayı. Al sende tak şu şapkanı.

Kınalı Hasan:( mektup yazdırmak için bir arkadaşına seslenir):Gardaş ben okuma yazma bilmem anama bir mektup yazar mısın.

Asker: Tabi gardaş söyle yazalım.

Kınalı Hasan: Canım anam ,nasılsın ,iyi misin ,kardeşlerim nasıllar inşallah iyilerdir. Beni sorarsanız bende çok şükür iyiyim. Verilen görevleri hakkı ile yapmaya çalışıyorum. Komutanlarım beni çok seviyor. Bütün asker abilerimin hepsinin selamı var. Büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinde öperim….

Tamam bu kadar gardaş. Dur dur az daha unutuyordum şunu da eklesene. Ana kumanadanım neden saçına kına yaktın dedi. Cevap veremedim. Kınayı kızlar yakarmış ana sen bana neden yaktın ki. Bana bir cevap yazda bende kumandanıma bildireyim. Hah şimdi tamam oldu eline sağlık gardaş. Buyur buda senin hakkın.

Asker: Olur mu gardaş. Bu benden olsun hem bende merak ediyorum. Anan neden saçını kına sürdüğünü.

Kınalı Hasan: Tamam gardaş kumandanda önce sana söyleyeceğim. ’’Mektubu alır postacı ile gönderir.

‘’Herkez cepheye yatar ve savaş başlamak üzeredir ’’O esnada postacı gelir.

Postacı: Ahmet oğlu Hasan.

Kınalı Hasan: Benim.

Postacı: Mektubun var.

Kınalı Hasan: Anamdan galiba ,Allah razı olsun gardaş.

Komutan: Çabuk hazırlanın. Hucuma kalkıyoruz.

‘’Kınalı Hasan mektubu cebine koyar, Hucuma geçerler’’

Kınalı hasan ve askerler ölür. Komutan aralarında gezerken. Hasanın yanına eğilir. Mektubu görür ve okunmaya başlar.