Sponsorlu Baglantilar

Din Niçin Evrensel Bir Gerçekliktir

Ana Sayfa » Din Dersi » Din Niçin Evrensel Bir Gerçekliktir
Sitemize 09 Nisan 2013 tarihinde eklenmiş ve 2.301 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Din Niçin Evrensel Bir Gerçekliktir?
Evrensel, dünya çapında bütün insanlığı ilgilendiren olay, konu vb. şeylerdir. Geniş anlamıyla evrensel denildiğinde insanlık tarihi boyunca her dönemde bütün insanları ilgilendirmiş olan konular anlaşılır.
Din kavramı insanlık tarihiyle yaşıttır. Tarihin bütün dönemlerinde insanlar dine ilgi duymuşlardır. Tarihte din kadar süreklilik gösteren bir başka kavram bulmak oldukça zordur. Din en ilkel toplumdan, en gelişmişine kadar her toplumda var olmuştur. Bu da dinin evrensel bir gerçeklik olduğunun önemli bir göstergesidir.

Din tarihin bütün devirlerinde ve bütün toplumlarda daima mevcut olan evrensel ve köklü bir olgudur. İnsana hitap eden ve insan için söz konusu olan din, insanla beraber var olmuş ve tarih boyunca varlığını sürdürmüştür. Din insanlığın vazgeçilmez bir gerçeği olması sebebiyle bundan böyle de varlığını devam ettirecektir. Tarihin hangi devresine bakılırsa bakılsın dinsiz bir toplum görülmemektedir. İnsanlık tarihinin her döneminde din, canlılığını korumuş ve insan hayatının ayrılmaz bir vasfı olma karakterini sürdürmüştür. Bunun da temel sebebi, insanın dinî bir varlık olması, başka bir ifadeyle dinî duygunun, fıtrî (doğuştan gelen) bir özellik olarak insanın kendi öz varlığı hakkındaki şuur ile birlikte ortaya çıkması, bu şuur ile birlikte gelişmesidir

İnsan, yapısı itibariyle dine muhtaçtır. Çünkü insan ruh ve bedenden ibarettir. Bedenî ihtiyaçları karşılamak nasıl hayatın bir gereği ise, mânevî varlığın devamı da ruhî ihtiyaçlarının karşılanmasına bağlıdır. Onun bu ihtiyaçlarını karşılayan en köklü müessese ise dindir. İnsanın, yüce bir kudretin mevcudiyetini kabul edip ona yönelmesi, dua ve niyaz ile ona sığınması, doğuştan getirdiği sığınma, güvenme ve bağlanma duygularının en güzel karşılığıdır. Bu güvenme, sığınma ve bağlanma duyguları insanda öylesine köklüdür ki tarih boyunca bütün insanlar şu veya bu şekilde bir kişi, nesne veya varlığa kutsallık ve yücelik nisbet edip bağlanmışlardır. Kendisine yönelinecek, sığınılacak en mükemmel varlık ise şüphesiz kâinatın yaratıcısı olan Allah’tır. Çeşitli dinlerde farklı isimlerle anılan, çeşitli şekillerde tasvir edilen yüce kudret veya kutsal varlıkların özünde bu inanç yatmaktadır.

Din duygusu insanın doğuştan beraberinde getirdiği bir duygudur. İnsan, her zaman ve her yerde yüce, kudretli ve ulu bir varlığa sığınma, ona güvenme ve ondan yardım dileme ihtiyacını hissetmiştir. Bu sığınma ve güvenme duygusu, din ile karşılanmaktadır.
Din bir topluma ait, inanç, ibadet ve ahlaki ilkeler bütünüdür. İslama göre din, Allah tarafından, insanlara, peygamberler aracılığıyla, iki dünya mutluluğunu sağlamak için gönderilen ilahi kanunlardır.
Dinler genel olarak ikiye ayrılır;

1-İlahi dinler
2-İlahi olmayan dinler

İlahi dinler de orijinal kutsal kitaplarını yitirmiş olanlar (Yahudilik, Hristiyanlık) ve orijinal kutsal kitabını kaybetmemiş olan din (İslamiyet) olmak üzere ikiye ayrılır. İlahi olmayan dinler ise; insan kaynaklı olan dinlerdir (Hinduizm, Budizm vb.)
Din duygusu, insanlık tarihinin başlangıcından bu güne kadar ortaya çıkan bilim, sanat ve mesleklerin gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Çeşitli dinlere bağlı olan insanlar kendi dinlerini temsil etmek için görkemli ibadethaneler yapmışlardır.

Din, insanlık tarihi boyunca hep onunla birlikte var olmuştur. İnsanlık, tarihin hiç bir döneminde dinsiz yaşamamıştır. Hem ruhu tatmin hem de dünya düzeninin sağlanması ve sonuçta ahiret mutluluğuna ulaşmak için dine ihtiyaç vardır ve hiç bir zaman dinsiz yaşanılmayacağı açıktır. Din, insanlığın maddi ve manevi dünyasını zenginleştirmiş ve güzelleştirmiştir.

Her şeyi var eden bir yüce kudretin mevcudiyetini kabul edip ona bağlanma insanı kuvvetlendirdiği gibi, dua, niyaz ve Allah’a sığınma insanı yüceltir.

Din fertleri mukaddes duygu ve alışkanlıklarda birleştiren, toplumları yücelten ve geliştiren bir kurumdur. Din insanlara yön verip, onları iyi ve faydalı şeyler yapmaya yönelten bir hayat nizamıdır.

Din aynı zamanda ahlâkî bir müessese olarak insanlara yön veren, en mükemmel kanunlar ve en sıkı nizamlardan daha kuvvetli bir şekilde kişiyi içten kuşatan, kucaklayan ve yönlendiren bir disiplindir.

İnsanın psikolojik yapı ve yaşayışında karşılaştığı yalnızlık, çaresizlik, korkular, üzüntü ve sarsıntılar, hastalıklar, musibet ve felâketler karşısında ona ümit, teselli ve güven sağlayan en son sığınak din olmuştur. Ayrıca dinî yaşayışın insanı ruhî bunalımlardan koruduğu; kendisine ve çevresine karşı daha duyarlı ve dengeli yaptığı bilinmektedir.

Dindeki âhiret inancının hem dünya hayatındaki davranışlarda etkili olduğu hem de insandaki ebediyet duygusuna cevap verdiği ortadadır.
İnsanlığın mânevî ve zihnî gelişmesinde dinin önemli payı vardır.




Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler



Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 1 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

nur - hatay
10 Mayıs 2014 - 13:11

tisikkirler

İlgili Terimler :
SiZ SORDUNUZ BiZ CEVAPLADIK!
bir romanın herhangi 2 sayfasındaki fiilimsiler
benim dünyam filiminde çatışmalar ve filim ile ilgili değerlendirmeler
fizik sorusu performansım
benim dünyam filminin tahlili
tominin annesi kimdir ?
insanın saçı neden beyaz olur
insanın yaşlanınca saçları neden beyaz olur*
acaba warm kelimesinin anlamı nedir
ingilizce öneri cümleleri
x
SORU SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ