Sponsorlu Baglantilar

Akciğerlerin Görevi ve Yapısı

Ana Sayfa » Ders Notları » Akciğerlerin Görevi ve Yapısı
Sitemize 01 Aralık 2012 tarihinde eklenmiş ve 518 views kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Akciğerler nerede bulunur? Akciğerlerin insanların ve hayvanların vücudundaki görevleri ve yapısal özellikleri nelerdir, hakkında bilgi.

Akciğerler; balıklar dışında omurgalı hayvanların solunum organıdır. Karada yaşayan türlerin embriyonlarında solungaça benzer yapılar görülür. Atmosfer oksijeninin vücuda alınıp karbondioksitin atılmasını sağlayan solunum için hiçbir zaman kullanılmayan bu yapılar, embriyon gelişmesini tamamlamadan önce kaybolurlar. Doğumdan önce yavruya gerekli oksijen annenin karnından sağlanır. Doğumdan sonra karada yaşayan omurgalı hayvanlar havadan oksijeni almak amacıyla akciğerleriyle solunum yapmaya başlarlar.

Akciğerler göğüs boşluğuna yerleşmiş organlardır. Dışarıylaağız ve burunla ilişkilidirler. Hava ağız ve burundan girdikten sonra akciğerlere trakea adı verilen soluk borusuyla getirilir. Soluk borusu göğüs kafesinde iki dala ayrılır ve bunlardan biri sağ diğeri sol akciğer lobuna girer. Bu dallara bronş adı verilir. Akciğer loblarına giren bronşlar giderek incelen dallara ayrılırlar. En son bronşçuk (bronşiol) adını alan ince dallar oluşur. İnce dallar alveol adı verilen üzüm tanesi manzarasındaki keseciklerle sonlanır. Difüzyon kurallarına uygun olarak hava dışarıdan içeriye alveollere kadar ilerler. Alveollerin etrafı kılcal kan damarlarıyla sarılmıştır ve gazların geçirilmesi için uygun bir yapıdadır. Akciğerlerde mm3 hacminde 250 kadar alveol bulunur. Bu nedenle bir akciğerin geçişmeyi sağlamaya yarayan bu alanı çok fazla geniş yer kaplayabilir.

Alveole gelen kan damarları vücuttan topladıkları kirli kanı getirdiğinden içindeki C02 miktarı alveol havasına göre çok yoğundur. Bu nedenle damarlardaki C02 difüzyon kurallarına bağlı olarak çok yoğun olduğu yerden az yoğun olduğu yere geçer yani alveollere girer. C02 ile dolan alveoller soluk verme hareketiyle bunu dışarı atarak yerine havanın oksijenini alırlar. Bunun sonucu, alveoller oksijenle dolar ve çevrelerindeki kılcal damarlara oranla yüksek oksijen içerdiklerinden, alveolden damarlara yine difüzyonla oksijen geçer. Sonuçta bu alışveriş canlının yaşam süreci boyunca sürerek kanın temizlenmesi sağlanır. Canlı uykuda olduğu dönemlerde de bu iş sürmektedir.

Akciğerlerin açılıp kapanması belli bir sistem içinde oluşur. Soluk alma sırasında diyafram ve göğüs kafesi kemikleri (kaburgalar) birlikte çalışır. Dışarıya hava verileceği zaman iç basıncın artması, dışarıdan hava alınması için ise düşmesi gerekir.

Diyafram kasıldığında düzleşir, aşağıya ve yanlara genişler. Göğüs kafesi kemiklerini hareket ettiren kaslar da kasılır. Kemiklerin ön uçları yukarıya doğru kalkar. Akciğerlerin bulunduğu bölgedeki hacim büyür, basınç düşer. Dışarıdan içeriye hava girer. Gevşeme sırasında ise bu olayların tersi olur.

Akciğerlere giren havanın özellikle soğuk havalarda burun yollarıyla gelmesi sağlıklı olur. Çünkü hava burundan girişte burun içi kılları aracılığıyla filtre edilir ve bu yol nemli ve daha uzun olduğundan hava akciğere gelinceye kadar biraz ısınır. Ağız yolundan giren hava daha kısa yoldan akciğere ulaştığından soğuktur ve akciğerler için sağlıksızdır. Akciğerler normalde pembe renklidir. Ancak yaşanılan yerdeki parçacıkların zamanla akciğerlere dolması yüzünden renkleri değişir. Yetişkinlerde kül renklidir. Kömür madenlerinde çalışanlarda siyaha yakın, altın madenlerinde çalışanlarda ise sarıya yakın renktedir.

Akciğer Zarı: Biri akciğerlerin dışyüzünü, öteki göğüs kafesi boşluğunun içini örten iki tabakalı seröz zardır (plevra). Bu iki tabaka, tümüyle plevra boşluğu denilen kapalı, negatif basınçlı bir boşluk oluşturur. Plevranın göğüs boşluğunu örten tabakasına parietal plevra (duvar plevrası), akciğeri örten tabakasına da viseral plevra (organ plevrası) denir. Zarın, salgıladığı seröz sıvı ile ıslanarak kaypak bir hal alması, solunum sırasında akciğerlerin hareketlerini kolaylaştırır. Plevra boşluğundaki negatif basıncın, dışarıdan (göğüs yaralanmaları) ya da içeriden (akciğer yırtılmaları) hava girmesi ile artması, akciğerin büzülmesine (akciğer kollapsı) yol açar. Sağ ve sol akciğer zarının boşluğu birbirinden tam olarak ayrılmıştır.




Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler



Yorumlar

İlgili Terimler :
SiZ SORDUNUZ BiZ CEVAPLADIK!
bir romanın herhangi 2 sayfasındaki fiilimsiler
benim dünyam filiminde çatışmalar ve filim ile ilgili değerlendirmeler
fizik sorusu performansım
benim dünyam filminin tahlili
tominin annesi kimdir ?
insanın saçı neden beyaz olur
insanın yaşlanınca saçları neden beyaz olur*
acaba warm kelimesinin anlamı nedir
ingilizce öneri cümleleri
x
SORU SORMAK İÇİN TIKLAYINIZ