ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

 

DİĞER İÇERİKLER


Sponsorlu Baglantilar

7.sınıf güneş sistemi ve ötesi ders notu

Ana Sayfa » Deneyler ve Ders Notları » 7.sınıf güneş sistemi ve ötesi ders notu
Sitemize 06 Mayıs 2016 tarihinde eklenmiş ve kişi tarafından ziyaret edilmiş.

“ Yıldız denilince akla genelde bayrağımızda yer alan şekil gelmektedir. Oysa yıldızlar genelde küresel yapıdadırlar.

Bütün yıldızlar gökada (galaksi) adı verilen dev yıldız topluluklarının birer üyesidir.

Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca gökada vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.

Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında (galaksisinde) bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.

Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer.

Elde edilen bilgilere göre, yıldızlar canlı olmasalarda bizler gibi doğar, yaşar ve ölürler.

     Yıldızlar, dünyada çok daha  büyük ve sıcak gaz kürelerdir.. Bize çok uzak oldukları için, küçük nokta şeklinde gözükürler.

Sıcaklıklarına bağlı olarak çeşitli renklerde ışık saçarlar.

Yıldızların farklı renkte olmaları onların sıcaklıkları hakkında bize bilgi verebilir.

  • Mavi veya Beyaz; En sıcak yıldız
  • Sarı; Orta sıcaklıkta
  • Kırmızı; En az sıcaklık ( soğuktur)

Güneşte bir yıldızdır. Dünyamıza ısı ve ışık veren sarı turuncu renkli bir yapıdadır.

Bunları Biliyormuusnuz?

Güneşten çıktıktan sonra enerjisi azalan ışınlar Dünya’ya yaklaşık 8 dakikada ulaşır.

Gökyüzündeki yıldızların sayıları yeryüzündaki bütün kumsallarda bulunan kum tanelerinden fazladır.

Bir yıldızın etrafa saçtığı ışık, yıldız içinde gerçekleşen patlamalardan dolayı ortaya çıkar. Yıldızların yapısında genelde % 90 oranında hidrojen, % 10 oranında helyum vardır.

Yıldızların, hidrojen moleküllerinden oluşan gaz ve toz bulutlarının, zamanla kendi kütle çekimi altında büzülmesi ile meydana geldiği sanılmaktadır. Bir yıldızın büyüklüğü kütlesi ile belli olur. Kütlesi büyük olan yıldızın içinde çok fazla tepkime olur. Dolayısıyla bu yıldızın etrafa verdiği ısı ve ışık çok fazla olur.

Zamanla enerjisi azalan yıldız, anî patlama ile parçalarına ayrılıp etrafa dağılabilir. Bu da yıldızın ölümü olur.

 

Takımyıldız

 

Geceleyin gökyüzüne saçılmış gibi duran yıldızlar çeşitli nesneelre benzetilerek şekiller oluşturacak biçimde birleştirilebilir. Bunlara “ Takımyıldız “ denir.

Takımyıldız daha büyük ve daha iyi tanımlanmış yıldız gruplarının parçalarıdır. Bunlara hayvan, insan ve nesne adları verilmişsede gerçekte pek azı benzetildiği nesneyi andırır.

Büyük Ayı Takımyıldızı

Gökyüüz 88 takımyıldıza bölünmüştür. Takımyıldızlar tıpkı bir harita gibi biiz yönlendirir.

Çok sık duyduğumuz takımyıldızlar; Küçükayı, Büyükayı Orion (avcı) Ejderha, Çoban, Herkül, Kartal, Çakıl ve Kuğu gibi takımyıldızı

    Günlük yaşamda burçlar takımyıldızlar ve gezegenleriin insanlar üzerindeki etkisini yorumlamaya çalışmaktadır

 

Bir yıldızın ışığı Dünyanın hareketli atmosferi içinde geçerken değişikliğe uğrar ve kırılır. Yıldızın ışığının azalıp çoğalıyor gibi görünür. Buna yıldızın göz kırpması veya yıldız kaynması diyoruz.

Kutup Yıldızı

Kutup Yıldızı, dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan, diğer gökcisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve hep kuzeyi gösterir. Bu özelliği nedeniyle tarih boyunca yön bulma ve seyir amacıyla kullanılmıştır. Aynı nedenle, Demirkazık, Kuzey Yıldızı gibi isimler alır

 

Kuyruklu Yıldız

Kuyruklu yıldız adı verilen gök cisimleri, aslında yıldız değildir. Kendileri ışık üretmez. Üzerine düşen ışığı yansıtırlar. Yapılan araştırmalara göre kuyruklu yıldızlar kaya, toz ve buzdan oluşmuş kütlelerdir. Baş ve kuyruk bölgeleri vardır. Güneş çevresinde elips şeklinde yörüngelerde dolanan kuyruklu yıldızlar vardır. Belli aralıklarla, çok kısa bir süre için Güneş’in yakınından geçerler.

Güneş’e yaklaştıkça, Güneş ışınları buzu buhar hâline getirir ve etrafa gaz ve toz bulutu yayılır. Bu gaz ve toz bulutu bir kuyruk şeklinde gözükür. Bu gök cismi, Güneş’ten gelen ışığı yansıttığı için baş kısmı yıldız, arkasında kalan gaz ve toz bulutu da yıldızın kuyruğu gibi parlar.

Genelde kuyruklu yıldızın çapı 10 km’den küçüktür. Kuyruklu yıldızların Güneş etrafında dolanma süreleri 33 yıl ile 150 yıl arasında değişir. Kuyruklu yıldızlar Güneş yakınından geçtiklerinde çıplak gözle görülebilirler.

Halley kuyruklu yıldızı 75 yıl arayla Dünya’mızın yakınından geçmektedir. Bazı kuyruklu yıldızlar uzayın derinliklerinden gelip bir defa görünür fakat bir daha ne zaman görüleceği belli olmaz.

Yakın geçmişte görülen kuyrukluyıldızlar, 1994 yazında Jüpiter’e çarpan SL 9 (Shoemaker-Levy) ve 1997 yılında çıplak gözle gözlemlenen Hale-Bopp ve 2002 yılında görülen Ikaye-Zhang kuyrukluyıldızıdır.

Meteorlar

Bazı geceler gökyüzünde parlak bir çizgi gibi kayıp giden cisimler görülür. İnsanlar bunlara “kayan yıldız” adını vermiştir. Gerçekte bunlar yıldız olmayıp, uzaydan atmosfere hızla girip sürtünmeyle yanıp ışık saçan meteorlardır.

 Meteorlar, gezegenler arasında bulunan ve her yönde hareket eden gök cisimleridir.  

Uzayda hareket ederken bazen Dünya’nın çekim alanına girip atmosferde sürtünerek yanarlar. Çok az sayıda meteor, tamamen yanmadan yere ulaşır. Bunlara Meteor taşı ya da Gök taşı adı verilir. Çok sayıda meteor aynı anda atmosfere girdiğinde, gökyüzünde birçok kayan yıldız görünür. Buna yıldız yağmuru adı verilir.

Yeryüzüne ulaşabilen meteorlara göktaşı ( meteorit) denir.  Göktaşları çok büyük olabilir, düştükleri yerde meteor (göktaş ) çukurları açarlar.

Meteorların yapısında demir, nikel, kobalt, bakır, silisyum ve magnezyum gibi maddeler vardır.

Meteor                                            Meteor Çukuru

Yıldız ve Gezegenler Arasındaki Farklar

Güneşin çevresinde yörüngelerde dolanan çok çeşitli gök-cisimleri vardaır. Güneş sitemi her yöne doğru dağılmış olan çok miktarda toz bir yıldız( Güneş) sekiz gezegen 162 uydu, cüce gezegenler, kuyruklu yıldızlar, asteroitler ve buzul cisimciklerden oluşur.

Gezegen: Bir yıldıızın özelikle Güneş’in çevresinde dönen, kendiliğinde ışık saçmayan gök cismidir.

Gezegenler ve yıldızlar arasında farklılıklar vardır. Yıldızlar ve gezegenler arasındaki farklar şunlardır;

  1. Yıldızlar sıcak gaz kütleleridir. Gezegenler ise soğuyarak katılaşmışlardır.
  2. Yıldızlar kendiliğnde ısı ve ışık verirler. Gezegenler ise kendiliğinde ısı ve ışık vermezler. Ancak Güneş’ten aldıkları ışığı yansıtırlar.
  3. Yıldızlar, Dünyaya çok uzak olduğunda ışığı titreşir görünür. Gezegenler ise Dünya’ ya yakın olduğu için ışığı titreşmez.
  4. Yıldızlar, Güneş hariç nokta gibi görünürler. Gezegenler ise daha büyük görünürler.
  5. Yıldızlar çok uzakta oldukları için hareketsizmiş görünürler. Birbirine göre konum değiştirmezler. Gezegenler ise birbirine göre konum değiştirirler.

Işık Yılı

Yıldızlar ve galaksiler arasındaki uzaklık aklın alamayacağı kadar büyüktür. Var olan uzunluk birimleri yetersiz kaldığında bilim insanları gökcisimleri arasındaki uzaklıklar Işık Yılı denilen bir uzaklık birimi ile belirtilir. Fakat ışık yılı bir zaman birimi değildir.

Işık, evrende en hızlı hareket eden varlıktır. Bir saniyede 300.000 Km yol alır. Bir ışık yılı Işığın bir yılda aldığı yolu ifade eder. Işık bir yılda 9,46 trilyon km yol alır.

Galaksimizin çapı 100.000 ışık yılıdır. Dünya ise galaksi merkezinde 30.000 ışık yılı uzaktadır.

  1. GÜNEŞ SİTEMİ

Anahtar Kavramlar

  • Güneş
  • Güneş Sistemi
  • Uydu
  • Gök ada
  • Astronomi Birimi ( AB)
  • Uzay
  • Evren

 

Güneş

 

Güneş orta büyüklükte bir yıldızdır. Güneş bize en yakın yıldız olduğu için, büyük gözükür. Epsilon, Antares, Siruz, Betelgüs adındaki yıldızlar Güneş’ten büyüktür fakat çok uzak oldukları için küçük görünürler.

Güneş’in çekirdeği yaklaşık 15 milyon°C’nin üzerinde bir sıcaklığa sahiptir.

 

 

Güneş’in dış tarafında ise ışık küre, renk küre ve taç küre bulunur.

 

 

 

Yapılan hesaplara göre, Güneş yaklaşık 5 milyar yaşındadır. Güneş’in yapısında bulunan hidrojen, yüksek sıcaklık altında birleşerek helyum atomlarını oluşturur. Bu olaya çekirdek tepkimesi denir.

Güneş, iki çeşit dönme hareketi yapar. Bunlardan biri kendi ekseni etrafında, diğeri Samanyolu galaksisi ile birlikte yaptığı hareketlerdir. Güneş, galaksi çevresindeki bir dönüşünü 220 milyon yılda tamamlar. Güneş sistemi, Samanyolu’nun merkezinden yaklaşık 30 000 ışık yılı uzaktadır.

Güneş’in kendi etrafındaki dönüşü batıdan doğuya doğrudur. Fakat Güneş’in dönme hızı kutuplarında ve ekvatorunda farklı farklıdır. Bu da Güneş’in katı hâlde olmadığını gösterir

 

 

 

 

Güneş Sistemi

Güneş sistemi, merkezinde yıldız olarak Güneş ve çevresinde dönen gök cisimlerinden meydana gelmiştir.

Gezegenler, asteroitler ve kuyruklu yıldızlar Güneş çevresinde dolanan gök cisimleridir. Ayrıca bazı gezegenlerin çevresinde dolanan uydular vardır.

Uydu; Kütlesi daha büyük bir gökcisminin özelikle gezegenin çevresinde dönen gökcismine denir.

Güneş, Samanyolu gökadası (galaksisi) içinde hareket ederken, gezegenler de onunla birlikte uzayda hareket eder. Güneş, Samanyolu galaksisiyle birlikte Herkül Yıldız kümesine doğru gitmektedir. Güneş, kütle çekim kuvvetiyle bütün gezegenleri kendine doğru çeker. Bu çekim kuvveti gezegenlerin belirli yörüngelerde hareket etmelerini sağlar.

 

Bütün gezegenler, Güneş çevresinde saat ibresinin ters yönünde hareket eder.  Gezegenler, Güneş etrafında elips şeklinde bir yol izler. Bu yola yörünge denir. Elipsin iki tane odağı bulunur. Güneş bu odakların birinde bulunur. Yani Güneş elipsin tam orta yerinde değildir.

Güneş Sistemi’ndeki gezegenler

Uluslararası Astronomi Birliği’nin yayımladığı son karara göre, Güneş Sistemi’nde sekiz gezegen vardır, bunlar Güneş’e en yakın gezegenden başlayarak sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün‘dür.

( Pllüton eskiden Güneş sisteminde en küçük gezegen kabul ediliyordu ama artık o bir cüce gezegendir )

1930’dan 2006 yılına kadar bilimsel olarak geçerli olan dokuz gezegen vardı, ancak 24 Ağustos 2006 tarihinde UAB tarafından Plüton‘un statüsü, cüce gezegenliğe düşürülmüştür. Aynı karar gereğince, 2003 UB313 ve Ceres de cüce gezegen statüsündedir.

Astronomi Birimi:

 

Yörüngeleri dairesel değil elips biçiminde olduğundan, gezegenlerin Güneşe’e olan uzaklıkları sürekli değişir. Dünya’nın Güneşe’e en yakın konumu ile en uzak konumu arasında 5 milyon kilometre fark verdır. Dünya’nın Güneş’ten ortalama uzaklığı 150.000.000 km’dir (149.600.000 ). Bu uzaklık birimine Astronımi Birimi  ( AB ) denir. Gök cisimleri arasındaki uzaklık büyük olduğu için metre veya kilometre kullanılmaz

 

Merkür

     Güneş’e en yakın gezegendir. Merkür’ün Güneş’e olan uzaklığı yaklaşık 0,39 AB uzaklıktadır. Güneş etrafındaki dönme hızı en büyük olan gezegendir. Güneş etrafında 88 günde bir tur döner. Kendi etrafında çok yavaş döndüğünden gece ve gündüz arasında sıcaklık farkı çok fazladır. Bu yüzden hiçbir canlaı yaşamamaktadır. Merkür katı hâlde, atmosferi ve suyu bulunmayan ölü bir gezegendir.  Merkür’ün yüzeyi kraterlerle kaplıdır ve uydusu ve halkası yoktur.

 

Venüs

 

. Güneş’e ikinci yakın gezegen ve altıncı büyük gezegen olan Venüs Aşk Tanrıçası olarakta adlandırılır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 0,72 AB’dir. Venüs’ün “Akşam Yıldızı”, “Çoban Yıldızı” ve “Sabah Yıldızı” gibi isimleri vardır. Dünya ile aynı büyüklükte olup dünyanın ikizi gibidir. Atmosferinde yoğun karbondioksit yüzünde sera etkisi çok etkilidir.

 

Güneş etrafındaki bir tur dönüşünü 224 günde tamamlar. Venüs kendi çevresinde çok yavaş döner. Kendi çevresindeki bir dönüşü 243 günde tamamlar. Yani bir Venüs günü bir Venüs yılından daha uzundur. Venüs katı hâlde bir gezegendir. Yüzeyi kalın bir atmosferle kaplı olduğu için, Güneş’ten gelen ışınların büyük çoğunluğunu uzaya geri yansıtır. Bu yüzden Venüs parlak bir gezegen olarak görünür. Uydusu ve halkası yoktur.

Dünya

Dünya, Güneş’e ortalama 1 AB uzaklıkla, Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir. Üzerinde canlıların yaşadığı tek gezegen Dünya’dır. Dünya’nın çevresinde kalın bir atmosfer tabakası vardır. Dünya atmosferi solunuma uygun oranlarda gazlar içerir. Dünya yüzeyinin sıcaklığı suyun sıvı hâlde bulunabileceği sıcaklıktadır. Bu sıcaklığın biraz artması ya da azalması durumunda su sıvı hâlde bulunmayacak, ortam canlı yaşamına uygun olmayacaktı. Dünya’nın atmosferi % 78 azot, % 21 oksijen ve % 1 oranında diğer gazlardan oluşmaktadır..Dünyanın üçte ikisi suyla kaplıdır.

Çevresinde dolanan Ay dünyanın tek uydusudur. Dünyanın halkası yoktur.

 

Ay:

 

     Dünya’nın uydusu olan Ay, Dünya’ya yaklaşık 385 bin km uzakta bir yörüngede dolanır. Dünya çevresindeki dönüş süresi yaklaşık 27,5 gündür. Ay’ın Dünya çevresinde dönüş süresi ile kendi ekseni etrafında dönüş süresi hemen hemen aynıdır. Bu yüzden Ay’ın hep aynı yüzü bize dönüktür.

Ay, Dünya etrafında elips şeklinde bir yörüngede dolanır. Ay’ın yüzeyi kraterlerle kaplıdır. Ay’da atmosfer olmadığı için meteorlar Ay’ın yüzeyine çarparlar ve oyuklar oluştururlar. Ay yüzeyinde sıradağlar şeklinde yükseltiler, düzlükler ve çukurluklar bulunur. Ay bir ışık kaynağı değildir. Ay, Güneş’ten aldığı ışığı bize yansıtır. Ay’ın Dünya’ya yansıttığı ışık miktarı değiştiği için, görünüşü hep aynı değildir. Bu yüzden her gece Ay’ın farklı bir kısmı bize daha parlak görünür. Buna ayın evreleri denir.

Ay’ın Evreleri

 

Ay Dünya çevresinde belli bir yörüngede döner.

Gel-Git Olayı

Dünya ve Ay arasında büyük bir kütle çekim kuvveti vardır. Dünya’nın Ay’a uyguladığı bu çekim kuvveti, Ay’ın Dünya çevresinde belli bir yörüngede hareket etmesini sağlar. Dünya, Ay’a kuvvet uygularken, Ay da Dünya’ya çekim kuvveti uygular. Ay’ın çekim kuvveti Dünya’nın çekim kuvvetinin 6’da 1’idir. Bu çekim kuvveti sonucu Dünya üzerindeki sular kabarır ve alçalır. Buna gelgit ( med-cezir ) olayı denir.

Mars

     Büyüklüğü Dünya’nın yarısı kadardır. Güneş’ten uzaklığı ortalama 1,5 AB’dir.. Mars gezegeni Merih olarak da bilinir. Mars katı hâlde bir gezegendir. Mars’ın yüzey sıcaklığı ortalama –28°C dir. Mars, parlak kırmızımsı bir yıldız şeklinde görülür. Mars’ın Güneş çevresindeki bir dönüşü 687 gün sürer. Mars’ın üzeri çoğunluğu karbon dioksitten oluşan bir atmosferle kaplıdır. Mars’ın yüzeyinde yanardağlar, boş düzlükler ve kraterler bulunur. Mars’ın 2 uydusu ( Deimos ve Phobos ) vardır. Dünyada teleskopla görülebilir. Halkası yoktur.

Jüpiter:

     Güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Dünya’nın 11 katı büyüklüğünde bir çapı vardır. Güneş’ten ortalama uzaklığı 5,2 AB’dir. Jüpiter’in Güneş çevresindeki bir dönüşü yaklaşık 12 yıl sürer. Jüpiter, küçük katı bir çekirdeğe sahiptir, geri kalan kısmı genelde sıvı hidrojenden oluşmuştur. Çoğunluğu hidrojen ve helyumdan oluşan atmosfer tabakası vardır. Jüpiter’in bilinen 63 uydusu vardır.

Satürün

     Güneş sisteminin ikinci büyük gezegenidir. Satürn Güneş’ten ortalama 9,5 AB uzaktadır. Satürn Dünya’dan yaklaşık 10 kat büyüktür. Satürn’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 29,5 yıl sürer. Yapılan araştırmalara göre, Satürn’ün hemen hemen tamamı gazlardan oluşmuştur. Satürn’ün en belirgin özelliği halkalarıdır. Bu yüzden ona halkalı gezegen de denir. Satürn’ün parlak altın renkli bir görünüşü vardır. Satürn gezegeni, bilinen 56 uyduya sahiptir. Satürn gezegeni Zuhal olarak da bilinir.

Uranüs:

     Güneş’ten ortalama uzaklığı yaklaşık 19,2 AB’dir. Uranüs, Dünya’dan yaklaşık 4 kat büyüktür. Uranüs’ün Güneş çevresindeki bir dönüşü 84 yıl kadar sürer. Güneş çevresinde yan yatmış bir varil gibi dönerek hareket eder. Küçük bir çekirdeğe ve kalın yoğun bir atmosfere sahiptir. Uranüs’ün bilinen 27 uydusu vardır. Uranüs’ün çevresinde de halka bulunur. Güneş’e dönük yüzünde ortalama sıcaklığı -151°C’dir.

Neptün

     Neptün’ün güneşe uzaklığı, ortalama 30,1 AB’dir.. Büyüklüğü yaklaşık olarak Dünya’nın 4 katıdır..Neptün yaklaşık 165 yılda Güneş çevresindeki turunu tamamlar. Şu an Neptün’ün bilinen 13 uydusu vardır. Güneş’e bakan yüzünde ortalama sıcaklığı -173°C’dir.

 

 

Gezegen

Güneşe

Uzaklığı

( AB)

Uydu

Sayısı

Halka Durumu Kaçıncı Gezegen
Merkür 0,39 Yok 1.
Venüs 0,72 Yok 2.
Dünya 1 1 Yok 3.
Mars 1,5 2 Yok 4.
Jüpiter 5,2 63 Var 5.
Satürn 9,5 56 Var 6.
Uranüs 19,2 27 Var 7.
Neptün 30,1 13 Yok 8.

   Gezegenler ;

  1. Taş Gezegenler: Merkür, Venüs, Dünya ve Mars
  2. Gaz gezegenler; Jüpiter, Satürn, Urnüs ve Neptün olmak üzere iki grupta da incelenir

Taş gezegenler katı yüzeyli kaya ve metallerden oluşurken gaz gezegenler çekirdekleri hariç büyük gaz kütlelerinde oluşur.

Gökadalar (Galaksiler), yıldızlar, Güneş, gezegenler ve diğer gök cisimlerinin (asteroidler metorlar) içinde bulunduğu boşluğa uzay adı verilir. Sınırları tespit edilemediği için uzayın sonsuz büyüklükte bir boşluk olduğu söylenir. Uzayda bulunan tüm varlıklar evreni oluşturur.

Gök Adaları ( Galaksiler)

Milyarlarca yıldız ve yıldız sisteminin meydana getirdiği topluluğa gökada (galaksi) adı verilir.  Uzayda milyarlarca galaksi vardır. Samanyolu, Andromeda, Büyük Macellan, Orion bunlardan sadece bir kaçıdır.

Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi Samanyolu gökadasında bulunur. Kuzeyden güneye doğru bir kuşak şeklinde görülen yıldız topluluğu Samanyolu gökadasını oluşturur.

Gökadalar da gezegenler gibi dönmektedir. Fakat gökadaların dönüş hızı yavaştır. Samanyolu gökadası kendi çevresindeki bir tur dönüşü, yaklaşık 230 milyon yıl kadar sürer. Gökadaların oluşturduğu kümeye süper kümeler denir. Gökadalar şekillerine göre eliptik, sarmal ve düzensiz olmak üzere üçe ayrılır.

 

 

 

 

  1. Eliptik Gökadalar: Eliptik gökadalar oval gökadalarr adı da verilir.

 

 

 

 

  1. Sarmal (Spiral) Gökadalar: Parlak bir çekirdeğe sahiptir. Çekirdekten dışarı doğru uzanan yıldızlardan oluşmuş spiral şeklinde kolları vardır. Samanyolu gökadası sarmal bir gökadadır.

 

 

 

 

 

  1. Düzensiz Gökadalarr: Bu gökadalar belirgin bir şekle sahip değildir.

 

 

 

 

 

 

 

İşte Evrendeki Adresimiz!

Adı Ankara ilköğretim Okulu
Sokak, No 1716 No: 3
Posta Kodu 35000
İlçe Karşıyaka
İl İzmir
Ulke Türkiye
Gezegen Dünya
Gezegen Sistemi  Güneş Sistemi
Gökada Samanyolu
Gökada Kümesi Yerel Küme
Süper Küme VirgoSüper Kümesi

 

 

  1. Uzay Araştırmaları

Anahtar Kavramlar

  • Astronomi
  • Gökbilimci
  • Teleskop
  • Uzay Teknolojisi
  • Uzay Kirliliği

 

İlk yıldız gözleyiciler, gördükleri şeylerin resimlerini mağara duvarlarına çizdikleri için mağara adamlarının gökyüzünü gözlediğini biliyoruz. Urün ekme ve hasat için en uygun zamanın Güneş Ay ve yıldızların hareketlerini inceleyerek buluna bildiğini gördüklerinden beri insanlar gökyüzünü gözlemenin yararlı olduğunu anladılar.

İnsanlar çok eski zamanlardan beri yıldız, Ay ve Güneş gibi gök cisimlerinin yapısını ve bunların gökyüzünde nasıl durduklarını merak etmiştir. Evren nasıl meydana gelmiştir? Hayat nasıl başlamıştır? Dünya nereye doğru hareket ediyor? Gelecekte hayat bitecek mi? Gibi birçok soru insanların zihnini kurcalamıştır. Bundan başka sürekli değişen gece ve gündüz uzunlukları, mevsimlerin süresi, ürün ekip biçme zamanının tesbiti gibi olaylar insanların astronomiyle ilgilenmelerine sebep olmuştur.

Uzayda bulunan cisimlerin durumlarını, hareketlerini, yakınlık, uzaklık ve yapılarını araştıran bilime astronomi ya da gök bilimi araştırma yapan bilim insanlarına astronom veya gökbilimci denir.

Bu araştırmaları yapmak için kurulmuş ve içinde çeşitli gözlem araçlarının bulunduğu yapılara Rasathane ya da Gözlem evi adı verilir.

Türkiye’deki en meşhur rasathane, İstanbul’daki Kandilli Rasathanesi’dir. Ayrıca Antalya Beydağı Bakırtepe’de ve Ankara Ahlatlıbel’de gözlem evleri vardır.

 

Tubitak Gözlemevi

Astronomi çalışmalarında kullanılan en önemli araç teleskoptur. Ilk kullanılan teleskoplar, bir boru içine yerleştirilmiş ince kenarlı merceklerle oluşturulmuş sistemdir. Daha sonraları, içinde aynaların bulunduğu teleskoplar da kullanılmaya başlandı. Bu teleskoplarla daha net görüntü elde ediliyordu. İçinde mercek ve aynalar bulunan teleskoplara optik teleskop adı verilir.

Optik teleskoplar, gök cisimlerinden gelen görünen ışınları toplar, cisimleri oldukça büyük ve çok yakında duruyormuş gibi gösterirler.

Teleskobun icadı uzay gözlemlerini kolaylaştırmıştır.

Radyo Teleskoplar;

Uzaydaki cisimler, zayıf radyo dalgaları yayarlar. Bu radyo dalgalarını toplayabilmek için büyük çanak şeklinde antenler yapılmıştır. Antenler tarafından elde edilen sinyaller güçlendirilerek bilgisayarlarda değerlendirilir. Radyo dalgaları sayesinde, uzayda gözle görülemeyen birçok cismin varlığı tespit edilmiştir. Radyo teleskoplar değişik çaplarda olabilir. Dünya’nın en büyük radyo teleskobu, Porto Riko’daki 304,8 metre çapında çanak şeklinde bir antendir.

Hubble Uzay Teleskobu (HUT);

Atmosfer değişik yoğunlukta gaz katmanlarından oluştuğu için, Dünya üzerinden uzay, her zaman net olarak gözlemlenemez. Örneğin, bulutlu bir havada bize en yakın gök cismi olan Ay’ı bile görmek imkânsızdır. Ayrıca atmosfer, bazı ışınları emdiği ve dağıttığı için gök cisimleri, yıldızlar çok net olarak takip edilemez. Işte bu yüzden, atmosfer dışındaki bir yörüngeye yerleştirilecek teleskop, atmosfer engelini ortadan kaldıracak, uzayı daha net olarak gözlemlemeyi sağlayacaktır. Hubble uzay teleskopu, bu düşünceyle yapılmış bir teleskoptur. Hubble’nin çektiği görüntüler radyo dalgaları ile Dünya’daki merkeze ulaştırılır. Hubble yerden yaklaşık 600 km yukarıda bir yörüngede dolanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

Uzay Teknolojisi

Uzayda çalışmalar yapmak için pek çok zorlukları aşmak gerkir. Örneğin, uzayda hava olmadığı için Güneş’in zararlı ışınları doğrudan cisimlere çarpar. Atmosferde sürtünme sonucu uzay araçlarının yüzeyinde çok büyük sıcaklılklar oluşur. Ayrıca uzayda yapılacak çalışmalarda taşınabilinecek enerji sınırlıdır. Buna benzer problemleri çözmek için bilim insanları pek çok çalışmalar yapmaktadır.

Bu çalışmalar sonucunda güneş pilleri, besin paketleme teknikleri, kalp ritmini ayarlayan cihazlar, teflon maddesi, hafif ve sağlam alaşımlardeğişik cins boya ve plastik maddeler uzay çaışmaları sonucunda bulunup, günlük yaşamda pek çok ürünüde kullanmaktayız.

Uzaya çıkmak için roketler kullanılır. Askeri amaçla kullanılan roketler daha sonra bilimsel amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.

Roketler etki tepki prensşbine göre hareket eder. Bunu şişirilmiş bir balona benzetebiliriz.

 

Roket

Roketle fırlatıldıktan sonra uzaya çıkıp tekrar geri dönebilen uzay araçlarına uzay mekiği denir.

Uzay mekikleri birkaç kez kullanılabilinir. Uzay mekikleri bir uçak gibi yeryüzüne inebilecek özeliktedir.

 

 

Uzay Mekiği

Uzay mekikleri, yörüngeye uydu oturtma, yörüngedeki uyduları geri alma, onarma, uzay istasyonu parçalarını taşıma gibi işlerde kullanılmaktadır. Ilk mekik 1981 yılında uzaya gönderilmiştir. Uzay mekiğinin, yerin çekim etkisinden kurtulması için çok büyük enerji gerekir. Mekiğin yerden kalkması için hızı en az saniyede 11,2 km olmalıdır.

Gök cisimleri etrafında dönen küçük cisimlere uydu denir. İnsanalrın yaptığı ve gezegen çevresinde yöyüngeye oturtulduğu uydulara yapay uydu denir.

İnsanlar, uzay araştırmaları yapmak, meteoroloji bilgileri toplamak, iletişim gibi amaçlar için uzaya yapay uydular gönderir.

Türkiye, son yıllarada uzaya uydulara (TURKSAT 1B, TURKSAT 1C ve TURKSAT 2A) göndererek çalışmalara yapmaktadır.

Haberleşme uyduları, gerekli olan enerjilerini kanatlarında ve gövdelerinde bulunan güneş pilleriyle Güneş’ten elde ederler.

Yapay uydular topladıkları bilgi ve verileri sürekli yeryüzüne iletir. Bunlar yer istasyonları tarfında kaydedilir ve kulllanıma sunulur.  Günümüzde sayıları çoğalan bu tür uydulardan elde edilen veriler incelenerek kısa süerde sağlıklı doğru bilgilere ulaşılmaktadır.

Meteoroloji uyduları atmosferin üstünde bir yörüngede dolanarak sürekli Dünya’nın fotoğrafını çekerler. Böylece yeryüzündeki fırtına, kasırga, yağmur gibi hava olaylarını anında iletirler. Bu fotoğraflar ard arda oynatıldığında bulutların hareketleri gözlenebilir. (Hava durumu haberlerinde gösterilen bulut hareketleri bu şekilde elde edilir.)

    Ayrıca uydular yeryüzünden yansıyan ışınları kullanarak, yeryüzündeki madenleri, tarım ürünlerinin miktarlarını tespit edebilirler. Günümüzde uyduların

Yapay uydu                  kullanım alanlarından biri de askerî amaçlar içindir.

    Uzay Sondaları

Güneş sistemindeki gezegen, asteroit, meteor ve kuyruklu yıldızların; büyüklüğü, yapısı, hareket çeşitleri gibi özelliklerini öğrenmek için uzaya gönderilmiş yapay uydulara sonda adı verilir. Sondalar fırlatıldıktan sonra bir daha geri dönmeyecek şekilde bir uzay yolculuğuna çıkarlar. Yakınlarından geçtikleri gök cisimleri hakkında kamera ve değişik araçlarla bilgi toplar ve bunları radyo dalgalarıyla Dünya’ya yollarlar. Bundan başka sondalar, yıldızlar, galaksiler, gaz ve toz bulutu gibi uzayda bulunan cisimler hakkında da topladıkları bilgileri Dünya’ya yollarlar. Sondalar güneş pilleriyle ürettikleri enerjileri kullanırlar.

1976 yılında uzay sondaları Voyger-1 ve Voyger-2 fırlatıldı. Güneş sisteminin dış bölümündeki gezegenleri gözlemle-yen ve bu gezegenler hakkında Dünya-ya bilgiler gönderen uzay araçları Güneş sisteminin hiç bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardı.

 

    Uzay İstasyonları

Uzay istasyonları, içinde insanların uzun süreler yaşayabileceği ve araştırmalar yapabileceği donanımda yapay uydulardır.  Uzay istasyonları bölümler eklenerek genişletilebilecek yapıdadır. İlk uzay istasyonu Rus Salyut 1 adlı istasyondur. 1 ay süreyle uzayda kalmıştır ve sonra devre dışı olmuştur. Ardından yine Ruslar MIR uzay istasyonunu kurmuştur. MIR uzay istasyonu geçen yıl görevini tamamlamış, yer yüzüne düşürülmüştür. Amerikalılar da uzayda 1973 yılında Skaylab adında uzay istasyonu kurmuştur. Uzay istasyonları sayesinde uzun süreli gözlemler yapabilmektedir.

Ayrıca yeryüzünde yer çekimi sebebiyle yapılması zor olan deney ve araştırmalar, yer çekimsiz ortamda yapılabilmektedir. Örneğin, kurşun ve alüminyumdan sağlam ve hafif alaşım elde etme, bazı kimyasal kristallerin daha fazla çoğalmasını sağlama, ilâç yapımında yeni teknikler geliştirme, bitki ve hayvan hücrelerinin gelişimini inceleme bu laboratuarlarda yapılabilen çalışmalardan bazılarıdır.

 

UZAY ARAŞTIRMALARI

 

Uzaya araç gönderme Rus’ların 4 Ekim 1957 yılında Sputnik-I’i göndermesiyle başlamıştır. Yine Ruslar 3 Kasım 1957’de içinde “Laika” isimli köpek bulunan “Sputnik-II” adlı aracı gönderdiler. Böylece uzaya ilk canlı gönderilmiş oldu. Ilk insanlı uçuş yine Ruslar tarafından 1961 yılında Vostok I adlı araçla yapıldı.

 

Ay’da İlk Adımlar

 

Ruslar ve Amerikalılar arasındaki uzay yarışı çok hızlı gelişti. Rusya ve Amerika uzaya ard arda bir çok araç gönderdi. Rusların Luna II adlı uzay aracı 1959 yılında Ay’a çarparak parçalandı. Yine aynı yıl gönderilen Luna III adlı araç ise, Ay’ın görünmeyen yüzünün fotoğrafını çekmeyi başardı. 1965 yılında Ruslar’ın uzaya gönderdiği Voskhod-II aracındaki astronot, uzay elbiseleriyle uzaya çıkan ilk insan olmuştur. Amerikalılar’ın 21 Aralık 1968 günü Apollo–8 adlı uçuşla uzaya fırlattığı Satürn 5 roketiyle Ay Yörüngesindeki ilk insanlı uçuş gerçekleştirilmiştir. Yine Satürn 5 roketiyle 16 Temmuz 1969 günü başlayan Apollo 11 adlı uçuşta üç Astronot Ay’a doğru yolculuğa başlamış ve 20 Temmuz 1969’da ilk insan Ay yüzeyine ayak basmıştır. Ay’a ayak basan ilk insan Neil Armstrong’dur. Onun ardından Edwin Aldrin Ay’a inmiştir. Bu astronotlar Ay’da iki saatten biraz fazla kalarak çeşitli araç ve gereçleri buraya yerleştirmişler ve inceleme yapmışlardır. Daha sonra geri dönüşe geçmişlerdir.

“    Evrenin uçsuz bucaksız olması nedeniyle uzay hakıkında bilinen gerçeklerin sınırlı olduğu bilim insanlarıtarfında yapılacak yeni araştırmalarla değişmektedir. “

 

Uzayda Kirlilik

Son 30–40 yıldır uzaya gönderilen birçok roketin yakıt tankları, görevini tamamlamış ya da bozulmuş bir çok uydu Dünya çevresinde kontrol dışı olarak büyük hızlarla dolanmaktadır. Bu araçların toplanması oldukça zor ve pahalıdır. Bazen bu araçlar uzaya gönderilen yeni araçlara çarpmakta ve arızalanmalarına sebep olmaktadır.

Fazla yüksekte olmayan atıklardan bazıları aman zaman atmosfere girer. Atmosferde oluşan sürtünmeyle yanmaya başlayan bu atıklar, bazı kişiler tarafında UFO olarak adlandırılır.

Uzayda çöp yoğunluğu artıkça parçalar arası çarpışmalar gerçekleşecek çarpışmalar sonucu bu tür parçalar ufalalanarak  Yer etrafında yoğun bir zafr oluşturacak

Uzay araştırmaları için ciddi tehlikeler oluşturan bu kirlilik önümüzdeki yılların önemli sorunlarından biri olacaktır.

 

 

 




Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler



Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

İlgili Terimler :