ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

 

DİĞER İÇERİKLER


Sponsorlu Baglantilar

6.sınıf ülkemizin kaynakları ve Türkiye’de tarım ders notu

Ana Sayfa » Deneyler ve Ders Notları » 6.sınıf ülkemizin kaynakları ve Türkiye’de tarım ders notu
Sitemize 26 Aralık 2015 tarihinde eklenmiş ve kişi tarafından ziyaret edilmiş.

4.ÜNİTE: ÜLKEMİZİN KAYNAKLARI


TÜRKİYE’DE TARIM

 

KONU 1: DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ

 

KAVRAMLAR

Bütçe: Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü

Doğal Kaynaklar: Doğada kendiliğinden var olan insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan bütün zenginlik kaynaklarıdır.

Ekonomi:  İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. İnsanların ihtiyacını karşılamak için yaptığı her türlü iş.

Ekonomik Faaliyet: Ekonomiyle ilgili olan iş.

Emek:  Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü

Enerji: Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke

İhracat: Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım

İthalat:  Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım

İsraf: Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık, tutumsuzluk

İşsizlik: İşsiz olma durumu.

Kaynak:  1. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. 2. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge

Sanayi: Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Tasarruf: 1.Gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması. 2. Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım

Ticaret: Ürün, mal vb. alım satımı

Turizm: 1. Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi. 2. Bir ülkeye veya bir bölgeye turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümü.

Tüketim: 1. Tüketme işi. 2. Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı

Ulaşım: Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas

Üretim:  Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı

Ürün:  1. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. 2. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

 

 

 

 

  

DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ

Doğal Kaynaklar: Doğada kendiliğinden var olan insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan bütün zenginlik kaynaklarıdır. Ülkemiz doğal kaynaklar bakımından zengindir. Bu kaynaklar sanayinin ihtiyacı olan hammadde ve enerjiyi sağlarlar.

Doğal kaynaklar

  1. Toprak : Tarım, hayvancılık vb.
  2. Su : Balıkçılık, deniz turizmi vb.
  3. Orman : ormancılık, kâğıt sanayi vb.
  4. Madencilik : Madencilik, demir-çelik sanayi vb.

 

Ekonomi, İnsanların ihtiyacını karşılamak için yaptığı etkinliklerin tümüne denir. Ekonomik faaliyetler üçe ayrılır:

Ekonomik faaliyetler

  1. Tarım sektörü: (Tarım, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık)
  2. Sanayi sektörü: (Makine, toprak, gıda, maden, kimya, orman ürünler, otomotiv)
  3. Hizmet sektörü: (Sağlık, eğitim, turizm, ulaşım)

 

Ekonomik faaliyetlerin dağılışını etkileyen faktörler

  1. Yer şekilleri
  2. İklim
  3. İnsan ihtiyaçları
  4. Doğal Kaynaklar
  5. Teknolojik Gelişmeler

 

  • TOPRAKLARIMIZ
  • En önemli doğal kaynaklarımızdandır.
  • Sanayide ve seramik, kireç, çimento, tuğla, kiremit, fayans gibi alanlarda hammadde olarak kullanılır.
  • Tarım ve hayvancılık gibi birçok önemli ekonomik faaliyet topraklardan yararlanarak yapılır.

Topraklarımızın kullanılış biçimi

  • Ekili-dikili alanlar %33
  • Çayır ve otlar %22
  • Ormanlar %28
  • Ürün vermeyen alanlar %17

 

  1. TARIM
  • İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak ama­cıyla toprağı işleyerek ürün elde etmesine denir.
  • Bu faaliyet, topraktan çeşitli ürünlerin elde edilmesinin yanı sıra hayvancılık ve ormancılık fa­aliyetlerini de kapsar.
  • Ülkemizde nüfusun yaklaşık yarısı (% 48,4) geçimini tarımla sağlamaktadı

    Cumhuriyet döneminde ta­rım olanaklarını artırmak için;

  • Sulama, gübreleme, tohum ıslahına önem verildi.
  • Tarımda makineleşme ile birlikte modern tarım yöntemleri uygulanmaya başlandı.
  • Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatifleri kuruldu.
  • Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile Fı­rat ve Dicle nehirleri üzerinde barajlar, hidroelek­trik santralleri ve sulama tesisleri yapıldı.

 

Tarımda Verimi Etkileyen Faktörler

1- Toprak ve bakımı:  Topraktan en verimli şekilde yararlanmak için teknolojik yeniliklerin uygulanması gerekir. Toprağın bakımı; toprağın sürülmesi, çapalanması, yabancı otlardan ayıklanması, erozyonla mü­cadele ile sağlanır.

 

2- Sulama: Su, bitkiler için en önemli besin maddesidir. Toprağın uygun zamanlarda ve yete­rince sulanması gerekir. Ülkemizde özellikle İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde sulama sıkıntısının fazla olma­sı sebebiyle tarım alanları nadasa bırakılmakta­dır. Nadas, yarı kurak bölgelerde tarlanın sürüle­rek, suyunu biriktirmesi için bir yıl boş bırakılma­sıdır. Toprakların nadasa bırakılmasını önleme­nin tek yolu ise sulamadır.

 Ülkemizde tarım alanlarında sulama yaygınlaştırılırsa;

  1. İklim koşullarına bağımlılık azalı
  2. Üretimde süreklilik ve artış sağlanı
  3. Nadas yöntemi bırakılarak toprak her yıl kullanı
  4. Aynı araziden yılda birden fazla tarım ürünü alı
  5. Çiftçinin üretim geliri artar.
  6. Sebze yetiştirilen alanlar geniş
  7. Sanayi bitkilerinin ekim alanları geniş

 

3- Gübreleme: Toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir. Toprağın gübrelenmesi sonucunda birim alandan elde edilen ürün miktarı artar.

 

4- Tohum ıslahı: Ülke şartlarına en uygun tohumu üretmek için yapılan çalışmalara denir. Ülkemizdeki Tohum Islahı İstasyonları, Devlet Tarım İşletmeleri, Devlet Üretme Çiftlikleri ve Zi­raat Fakülteleri gibi kuruluşlar kaliteli tohum elde etmek için kurulmuştur.

 

5- Makineleşme: Üretim işlemlerinin geliş­miş araçlarla yapılmasıdır. Tarımda makineleşme sonucunda toprak daha iyi ve kısa sürede işlenir. Tarımsal üretim ve verim artar.

 

UYARI: Engebenin fazla olduğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde tarımda makine kullanımı oldukça sınırlıdır.

 

6- İlaçlama: Tarımda verimi ve kaliteyi artır­mak için çeşitli hastalık ve böceklere karşı ilaçla­ma yapılmasıdır.

 

7- Toprak analizi: Yapılan toprak analizi ile toprağın hangi tür bitkilerin yetiştirilmesine elve­rişli olduğu belirlenir.

 

8- Çiftçinin Eğitimi: Verimin artırılması için çiftçilerin eğitim düzeyinin yükseltilmesi gerekir. Çiftçi, hangi tarım aletini nasıl kullanacağını bil­meli, hangi tohumun kullanılacağı ve ne kadar gübreleme yapılacağı konusunda gerekli olan bil­giye mutlaka sahip olmalıdır.

 

9- Pazarlama: Ürünün bozulmadan tüketim ya da işleme merkezlerine ulaştırılıp satılmasına pazarlama denir. Ülkemizde çiftçilerin olumsuz yönde etkilenmesini engellemek için devlet, çiftçi­ye önceden taban fiyattan ürün alma garantisi ve­rir. Bu uygulamaya destekleme alımı denir. Ta­hıllar ve şeker pancarı gibi temel besin maddele­ri destekleme alımları yapılan ürünlerdir.

***  Türkiye’de tarımın geliştirilmesi için yapı­lan en büyük proje Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) dir. Bu proje ile Fırat ve Dicle nehirleri üze­rinde yapılan barajlarla sulama sorununun çözül­mesi ve üretimin artırılması amaçlanmaktadır.

 

TÜRKİYE’DE TARIMI DESTEKLEYEN KURULUŞLAR

 

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)

Bitki ve hayvan üretimini artırmaya, ürün­leri çeşitlendirmeye ve kaliteyi yükseltmeye çalı­şır.

 

Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK)

Üreticilerin ürünlerini değerlendirmek ve fiyat düşüşlerine karşı üreticilerin zarar görmesini önlemek amacıyla destekleme yapar.

 

Devlet Su İşleri (DSİ)

Kurduğu bent, gölet, baraj ve sulama şe­bekesiyle tarımdaki sulama ihtiyacını karşılar.

 

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)

Özellikle tahıl ürünlerinin alım ve satışını yapar. Genellikle stok tesisini ve korunmasını sağlar. Bu ürünlerin piyasada istikrarını sağlar.

 

Ziraat Bankası

Verdiği kredilerle üreticileri destekler. Çe­şitli yatırımlarıyla tarımın gelişmesine katkıda bu­lunur.

 

Çaykur: Çay üreticilerini korumak için kurulmuş­tur.

 

Tariş: Ege bölgesindeki üreticilerin çeşitli ürünle­rini satın almak ve aldığı ürünleri işleyerek tüketi­ciye sunmak için kurulmuştur.

 

Fisko Birlik: Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilen ürünleri (başta fındık) işleyerek piyasaya sürmek için kurulmuştur.

 

Gülbirlik: Akdeniz  Bölgesi’nde gül üreticilerini korumak için kurulmuş­tur.

 

BAŞLICA TARIM ÜRÜNLERİMİZ

 

  • TAHILLAR

 

    Buğday

  • Yurdumuzda en çok üretilen ve tüketilen tahıldı
  • Un, ekmek ve makarna üretiminde kulla­nılı
  • Buğday, yetişme döneminde yağış, ol­gunlaşma döneminde kuraklık ister.
  • Ülkemizde en fazla İç Anadolu Bölgesi‘nde (başta Konya Ovası) yetiş Marmara ve Akdeniz bölgelerinde de üretimi yapılır.
  • Buğday, sürekli yağış almasından dolayı Karadeniz kıyılarında, düşük sıcaklıkların görül­mesinden dolayı da Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde yetiş
  • Yağışların bol olduğu yıllarda üretim artarken kurak geçen yıllarda üretim azalır.

 

Arpa

  • Buğdaydan sonra en çok yetiştirilen tahıl­dı
  • Soğuğa ve sıcağa dayanıklı olup buğda­ya göre daha kısa sürede yetiş Bu nedenle buğdayın yetişemediği daha soğuk ve yüksek yerlerde de üretimi yapılır.
  • Arpa, hayvan yemi olarak ve ekmek yapı­mında kullanılı
  • Bira sanayisinin ham maddesi­dir.
  • En çok İç Anadolu, Güneydoğu Anado­lu ve Ege bölgelerinde yetiş

 

Çavdar

  • Buğdayın ve arpanın iyi yetişemediği yer­lerde yetiş
  • İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde yetiş
  • Fazla sıcaklıklardan zarar görü Yayla ik­limini sever, düşük ısıya dayanabilir. Bunun için buğdaya göre daha fakir topraklarda ve yüksek­lerde tarımı yapılmaktadır.
  • Tanesinden ekmek ve bira, saplarından hasır şapka yapılı Sandalye yapımında ve hay­van yemi olarak da yararlanılır.

 

Yulaf

  • Serin, yüksek, nemli bölgeler ile sıcak ve kurak yörelerde yetiş
  • Daha çok hayvan yemi olarak kullanılan yulaf, İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgele­rinde ekilir.
  • Yulaf unu besin maddesi olarak da kulla­nılı

 

Mısır

  • Fazla su ve sıcaklık isteyen mısır, bu özelliğiyle diğer tahıllardan ayrılı Yaz yağışları­nın ve sulama imkânlarının bulunduğu yerlerde yetiştirilir.
  • Akdeniz, Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinde ü
  • Doğal yetişme alanı Karadeniz Bölgesi’dir. Ancak temel besin maddesi olarak tüketildi­ği için bölge ticaretinde önemli yer tutmaz.
  • Mısır üretiminin yaklaşık yarısı Akdeniz Bölgesi’nde yapılı Mısır üretiminin son yıllarda artış göstermesinde sanayi ham maddesi olarak alkol ve yağ imalatında kullanılması etkilidir.
  • Yemeklik yağ üretiminde ve hayvan yemi olarak kullanılı

 

Pirinç

  • Çeltik bitkisinin tohumlarının kabukların­dan ayrılması ile elde edilir.
  • Sıcak ve nemli iklim koşullarında yetişen bir tarım ürünü olduğundan akarsu boylarında ve sulak ovalarda yetiş
  • Ülkemizde pirinç üretimi tüketimi karşıla­yamamaktadı Bu nedenle yurt dışından pirinç it­hal edilmektedir.
  • Ülkemizde en fazla Marmara (Meriç Ova­sı), Karadeniz (Tosya Boyabat) ve Akdeniz bölgelerinde ü

 

 

 

UYARI: Çeltik tarlaları sivrisinek ve kurbağa gibi canlıların üremesi için uygun ortam olduğu için, üretimi yerleşim merkezlerine yakın kesimlerde yapılmamaktadır. Bu nedenle üretim alanları devlet tarafından sınır­landırılmıştır.

 

 

  • SANAYİ (ENDÜSTRİ) BİTKİLERİ

Türkiye’de tahıllardan sonra en çok yetiş­tirilen tarım ürünleridir. Sanayi bitkileri doğrudan tüketilmeyip fabrikalarda işlenerek kullanıma ha­zır hâle getirilen ürünlerdir.

Pamuk

  • Dokuma sanayinin ham maddesidir.
  • Alüvyal toprakları Yetişme döne­minde bol su ve yüksek sıcaklık, olgunlaşma ve hasat döneminde tam kuraklık ister.
  • Türkiye dünyanın sayılı pamuk üreticileri arasında yer alı Pamuk ve pamuklu dokuma ürünlerinin bir bölümü ihraç edilir.
  • En çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi (Büyük Menderes, Küçük Mende­res, Gediz ovaları), Akdeniz Bölgesi (Çukurova, Antalya Ovası), Güney Marmara Bölümü ve Do­ğu Anadolu Bölgesi’nde (Malatya, Elazığ, Iğdır ovaları) yetiş

 

    Tütün

  • Sigara sanayinin ham maddesidir.
  • Yetişme döneminde bol su, olgunlaşma döneminde de yüksek sıcaklığa ihtiyaç
  • Türkiye, dünyanın kaliteli tütün üreten ül­keleri arasında yer alı
  • Tütün üretimi belli bölgelerde toplanmış­tı Bu durum kaliteli tütün üretimi sağlamak için üretimin devlet kontrolünde olmasından kaynak­lanır.
  • Ülkemizde en çok Ege Bölgesinde yetiş­ Bu bölgemizi sırasıyla Güneydoğu Anado­lu, Karadeniz ve Marmara bölgeleri izler.

 

UYARI: Yüksek kaliteli ürün almaya elverişli olmayan sahalarda üretimi devlet tarafından engellenmiştir.

 

Şeker pancarı

  • Şeker sanayinin ham maddesidir.
  • Şeker pancarı yurdumuzun hemen her yerinde yetiştirilebilmesine rağmen kıyıya yakın alanlarda tarımı yaygın değ
  • Nemli topraklarda iyi geliş Yağışların yetersiz olduğu yerlerde ise sulama yapılarak üretilir.
  • En çok İç Anadolu Bölgesi’nde yetiştiri­lir. Daha sonra Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir.

 

UYARI: Şekerpancarı hasat edildikten hemen sonra tüketilmesi gerektiğinden, şeker fabrikaları üretim alanlarına yakın yerlerde kurulmaktadır.

 

Çay

  • Sıcaklık farkları fazla olmayan ılıman, ya­ğışlı bir iklim ile kireçsiz ve yıkanmış toprak ister.
  • Türkiye’de sadece Doğu Karadeniz Bölümü‘nde, Giresun’dan Gürcistan sınırına kadar olan kıyı şeridinde yetiş Üretilen çayın büyük bölümü Rize’den sağlanır.
  • Çay, ekim alanı en dar olan sanayi bitkimizdir.

 

    Ayçiçeği

  • Alüvyonlu toprakları ve sıcağı
  • Tohumlarından yağ çıkarılan bitkiler ara­sında en ö
  • Ayçiçeğinin artığı aynı zamanda hayvan yemi olarak değerlendirildiği için ayçiçeği işleyen yağ fabrikalarının çevresinde hayvancılık faaliyet­leri de gelişmiş
  • Ekim alanı yaygındı Başta Marmara Bölgesi’nin Trakya kesimi olmak üzere, İç Ana­dolu ve Karadeniz (doğu kıyıları hariç) bölgele­rinde de yetiştirilir.

 

    Keten – Kenevir

  • Ilık ve nemli iklimlerde daha çok yetiş
  • Keten lifleri, keten kumaş ve kâğıt yapı­mında kullanılı Tohumlarından boya yapımında kullanılan bezir yağı elde edilir.
  • Kenevir bitkisinin lifleri ise halat, ip, pas­pas gibi kaba dokumalarda kullanılı
  • En fazla Batı Karadeniz Bölümünde üretimi yapılı

 

    Haşhaş

  • Yazları sıcak geçen ve orta derecede yağışların görüldüğü yerlerde yetiş
  • Haşhaş ilaç sanayinde kullanılır ve tohumlarından yağ elde edilir.
  • Haşhaş bitkisinin meyvesinde bulunan ve afyon sakızı adı verilen maddeden uyuşturucu özelliği olan morfin elde edilir. Bu nedenle haşhaş üretimi devlet kontrolünde yapılı
  • Haşhaş üreti­miinin büyük bir bölümü Ege Bölgesi‘nde yapılı Afyon, Denizli, Kütahya, Uşak, Konya, Isparta ve Burdur’da üretimi yapılır.

 

    Zeytin

  • Kışların ılık geçtiği Akdeniz ikliminde yeti­şen ve ekonomik değeri yüksek olan bir bitkidir.
  • Bir kısmından yağ elde edilir, bir kısmı ise sofralık olarak tü
  • Ege Bölgesi (Edremit, Ayvalık arası) yağlık, Marmara Bölgesi sofralık zeytin üretimin­de başta gelir.
  • Akdeniz Bölgesi’nde daha fazla gelir getiren ürünlerin ekilmesi tercih edildiğinden zeytin üretimi az yapılmaktadı
  • Az miktarda olmakla birlikte Doğu Karadeniz Bölümü’nde de zeytin ü

 

Susam

  • Akdeniz ikliminde yetiş
  • Yağ ve tahin üretiminde kullanılı
  • Güneydoğu Anadolu, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde ü

 

 

UYARI: Zeytin, ayçiçeği, susam, keten, mısır, fındık ve pamuk yağ elde edilen sanayi bitkileridir.

 

Anason

  • Rakı ve içki yapımında kullanılı Burdur (% 50) üretimde birincidir. Burdur’u, Muğla ve An­talya illeri izler.

 

  • BAKLAGİLLER

 

Fasulye

  • Yetişme döneminde yağış veya sulama ister.
  • Ege ve Marmara bölgelerimizdeki ovalar ile Çukurova ve Batı Karadeniz Bölümü‘nde fa­sulye tarımı yaygındı

 

Nohut

  • Baklagiller içinde üretim bakımından ilk sırayı alı
  • İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiş

 

Mercimek

  • Baklagiller içinde nem isteği en az ve ku­raklığa en dayanıklı olan bitkidir.
  • Kırmızı mercimek üretiminde Güneydo­ğu Anadolu, yeşil mercimek üretiminde ise İç Anadolu Bölgesi başta gelir.

 

UYARI: İç Anadolu Bölgesi baklagil üretiminde ilk sırada yer alır.

 

Soya Fasulyesi

  • Yazları sıcak ve yağışlı geçen iklim şart­larında yetiş
  • En çok Akdeniz Bölgesi‘nde ü Or­ta ve Batı Karadeniz kıyıları ile Ege ve Marma­ra’da üretimi yapılır.

 

Bakla

  • Başlıca yetişme alanları Güney Marmara ve Ege Bölgesi’dir.

 

TÜRKİYE’DE SEBZECİLİK

 

  • Ülkemiz, farklı iklim tiplerinin görülmesi nedeni ile sebze tarımına uygundur.
  • Ülkemizde sebzelerin en erken yetiştiği yer Akdeniz Bölgesi, en geç yetiştiği yer ise Doğu Anadolu Bölgesi‘dir (domates, biber, patlı­can, salatalık, kabak).
  • Seracılık faaliyetlerinin gelişmiş olmasın­dan dolayı en çok sebze üretimi Akdeniz ve Ege bölgelerinde yapılmaktadı
  • Akdeniz Bölgesi’nde turfanda sebzecilik gelişmiş

 

SERACILIK (TURFANDACILIK)

  • Cam veya plastikten yapılan seralarda mevsimi dışında meyve ve sebze üretme faaliyet­lerine seracılık (turfandacılık) denir.
  • Seracılık güneşli gün sayısının fazla oldu­ğu Akdeniz, Ege, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yapılı
  • Karadeniz kıyılarında bulutlu gün sayısı­nın fazla olması, Doğu Anadolu’da kış mevsimi­nin soğuk ve uzun geçmesi, İç Anadolu’da ise yaz kuraklığının erken başlaması sebze üretimini sınırlandırmış ve seracılığı engellemiş

 

YUMRULU BİTKİLER

Ürünü toprağın altında olan, düşük sıcak­lıklara dayanabilen patates, soğan, havuç, turp, sarımsak gibi bitkilere yumrulu bitkiler denir.

 

TÜRKİYE’DE MEYVECİLİK

 

Fındık

  • Nemli iklim, kış ılıklığı ve humuslu toprak ister.
  • Ana vatanı Karadeniz kıyılarıdı Ordu, Giresun, Trabzon ve Samsun illerinde ülkemiz fındığının %80’i üretilir. Fındığın geri kalan kısmı Marmara Bölgesi’nde İzmit Körfezi çevresinden elde edilir.
  • Yıllık üretimi ile Türkiye, dünyadaki fındık ihtiyacının yarısından fazlasını karşı Bu ne­denle fındık önemli bir ihraç ürünüdür.

 

Üzüm

  • Ülkemizde yetişme alanı en geniş olan ve en çok üretilen meyvedir.
  • Üzüm bitkisine asma, üzüm yetiştirilen yerlere bağ adı
  • Olgunlaşma döneminde yüksek sıcaklık ister. Bununla birlikte soğuğa en dayanıklı bitki­lerden biridir.
  • Üzüm üretiminde ilk sırayı Ege Bölgesi alı Bu bölgeyi Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Marmara ve Doğu Anadolu bölgeleri izler.
  • Türkiye kuru üzüm ihracatında birincidir.

 

İncir

  • Soğuğa karşı dayanıksızdı
  • Ege Bölgesi’nin kıyı kesimleri, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu’nun soğuk olmayan kesimlerin­de yetiş
  • İncir, kuru ve yaş olarak tü
  • Kuru incir ihracatımız gelişmiş

 

Elma

  • Üzümden sonra yetişme alanı en geniş
  • Düşük sıcaklıklara dayanıklıdı
  • En fazla İç Anadolu Bölgesi‘nde ü

 

Turunçgiller (Narenciye)

  • Turunçgil, mandalina, portakal, limon gibi meyvelere denir.
  • Yüksek sıcaklık ve bol su ister. Don olay­larından olumsuz etkilenir. Bu nedenle sıcaklığın 0°C’nin üstünde olduğu yerlerde ü
  • En fazla üretim Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesiminde yapılı Daha sonra Ege, Marmara’nın güneyi, Doğu Karadeniz Bölümü’nün (Rize ve çevresi) kıyılarında yetiştirilir.

 

Muz

  • Tropikal bir meyvedir.
  • Kış sıcaklık ortalamalarının yeterli olduğu Alanya – Anamur arasında ü
  • Ülke ihtiyacını karşılamak için ithal edilir.

 

Antep Fıstığı

  • Dünyada yetişme alanı sınırlıdı
  • Türkiye’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yetiş Üretiminde Gaziantep, Şanlıurfa başta gelir.

Kayısı

  • Türkiye, kayısı üretiminde dünyada 1. sı­radadı Türkiye’de en fazla kayısı Doğu Anado­lu’da (Malatya) üretilmektedir.

 

Ceviz

  • Soğuğa karşı dayanıklıdı Her bölgede yetişir. Anayurdu Anadolu’dur. Kereste ve lüks mobilya yapımında kullanılır. Üretimin %50’si ih­raç edilir.

 

Şeftali

  • En çok Marmara ve Ege’de yetiş En ka­liteli şeftalinin yetiştiği yer Bursa’dır.

 

  1. TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK
  • Ekonomik değeri olan hayvanların üreti­lip, beslenmesi ve pazarlanması işlerine hayvancılık
  • Hayvancılık özellikle yüksek ve engebeli yerlerde, ekime dikime elverişli olmayan bölgeler­de, halkın yaşayışında birinci derecede rol oynar.
  • Türkiye, geniş çayır ve meralarıyla hay­van yetiştirilmesine elverişli bir ü
  • Hayvan sayısı bakımından önemli bir zenginliğe sahiptir. Dünyada 9., Orta Doğu’da ve Avrupa’da 1. sırada yer alı
  • Ülkemizde hayvancılık faaliyetleri, mera hayvancılığı ve ahır hayvancılığı olarak ikiye ayrı­lı Mera hayvancılığı doğa koşullarına bağlı ola­rak yapılan hayvancılıktır. Et ve süt verimi düşük­tür. En çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde yapılmak­tadır. Ahır hayvancılığı yıl boyunca hayvanların ahırlarında beslenmesidir. En çok Marmara Böl­gesi’nde yapılmaktadır. Ahır hayvancılığı daha çok sığır yetiştirilmesinde uygulanmaktadır.

 

Büyükbaş Hayvancılık:

  • Manda, sığır, deve, at, eşek gibi hayvan­lar büyükbaş hayvanlardı Ülkemizde en çok sı­ğır yetiştirilir.
  • Ülkemizde en fazla büyükbaş hayvan bol yağışlar nedeniyle Karadeniz kıyılarında ve yaz yağışları nedeniyle otlak ve meraların bol olduğu Doğu Anadolu’nun Erzurum-Kars bölümünde yetiştirilir.
  • Ülkemizin doğu kesimlerinde mera hayvancılığı ,batı kesimlerinde ise ahır hayvancılığı yaygındır.

 

Küçükbaş Hayvancılık

  • Küçükbaş hayvancılık Türkiye’de en çok yapılan hayvancılıktı
  • Bu gruba giren hayvanlar koyun, kıl keçisi ve tiftik keç
  • Karasal iklimin hakim olduğu ve bozkır bitki örtüsünün olduğu yerlerde daha çok yapılır. Ülkemizde en çok koyun yetiştirilir.
  • İç Anadolu Bölgesi küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde 1.sıradadır.
  • Kıl keçisi ormana zarar verdiği için sayısı her geçen gün azaltılmaktadır.

 

Kümes Hayvancılığı

  • Tavuk, horoz, hindi, kaz, ördek gibi hay­vanlara kümes hayvanları En çok Güney Marmara, Ege Bölgesi, Orta ve Batı Karadeniz bölümlerinde yetiştirilir.
  • Kümes hayvancılığı iklim şartlarına bağlı olmadan yapıldığı için bütün bölgelerimizde yapılabilmektedir

 

İpek Böcekçiliği

  • İpek böceği, doğal ipek elde etmek için yetiştirilen ve dut yaprağı ile beslenen bir hayvan­dı
  • Türkiye’de en fazla Bursa, Denizli, Balıkesir ve Bilecik ipek böcekçiliği yapılmaktadı

 

 

 

Arıcılık

  • Bal ve balmumu elde etmek için arı bes­lenme faaliyetine arıcılık denir.
  • Türkiye’nin her bölgesinde arıcılık yapılı
  • Ülkemiz zengin bir bitki örtüsüne sahip olup %35’i yalnızca ülkemizde olmak üzere 9500 bitki türü doğal olarak yetişmektedir. Bu zenginlik farklı çeşit ve lezzette kaliteli bal üretimine olanak sağlamaktadır.
  • Bu sayede ülkemiz çiçek balı üretiminde dünyanın önde gelen 10 ülkesinden biri iken çam balı üretiminde 1.sıradadır.

 

Balıkçılık

  • Yurdumuzun üç tarafı denizlerle çevrili ol­masına rağmen balıkçılık yeteri kadar gelişme­miş
  • Türkiye’de tutulan balığın denizlerimize göre dağılımı şöyledir; Karadeniz %85, Marmara Denizi %10, Ege Denizi %3, Akdeniz %2‘dir.
  • Akarsu ve göllerimizin olduğu yerlerde ise tatlı su balıkçılığı yapılmaktadı

 

Türkiye’de balıkçılığın yeterince gelişmemesinin başlıca nedenleri:

  • Balıkçılığın daha çok kıyı balıkçılığı olarak yapılması, açık deniz balıkçılığının yaygın olarak yapılmaması,
  • Modern tekne ve yöntemlerle balıkçılığın yapılmaması,
  • Halkın balık tüketimi konusunda yeterli bilince sahip olamaması,
  • Kaçak, usulsüz ve aşırı avlanmaların yaygın olması,
  • Son yıllarda su kirliliğinin artması,
  • Su ürünlerinin işleneceği sanayi tesislerinin yetersiz olması,
  • Su ürünlerinin saklanabileceği soğuk hava depolarının yetersiz olması,

 

Türkiye’de Hayvancılığın Gelişmesi İçin Gerekli Koşullar

Türkiye, hayvancılığın gelişmesi için önemli bir

Potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için

Aşağıdaki koşulların uygulanması gerekir.

  • Çayır ve mera hayvancılığı yerine, besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştırılması,
  • Yem üretiminin artırılması,
  • Hayvan soylarının iyileştirilmesi (ıslahı),
  • Otlakların ıslah edilmesi ve korunması, aşırı ve erken otlatmanın engellenmesi,
  • Süt dana ve süt kuzu ile doğurgan hayvanların erken kesiminin önlenmesi,
  • Hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi,
  • Üreticilere yönelik hayvancılık eğitiminin yaygınlaştırılması,
  • Hayvan üreticilerine teşvik kredilerinin sağlanması,
  • Üreticilerinin pazarlama olanaklarının geliş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • SULARIMIZ

 

  • Su canlılar için en önemli yaşam kaynağıdır.
  • Geçmişte büyük uygarlıklar suyun bulunduğu yerlerde kurulmuştur.
  • Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz deniz ulaşımı açısından da oldukça elverişli şartlara sahiptir.
  • Ülkemizin deniz, göl ve akarsuları büyük bir su potansiyeline sahiptir.
  • Ülkemiz sıcak su kaynakları bakımından dünyanın 7. Ve Avrupa’nın 1. Ülkesidir.
  • Ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır.
  • Örneğin akarsulardan barajlar sayesinde enerji elde edilir. Tarımda sulamada faydalanılır veya turistik amaçlı akarsulardan faydalanılabilir(Rafting gibi). İnsanlar buralarda bulunan turistik tesislerde kalabilir.
  • Karalardaki çukurlarda oluşan doğal su birikintilerine göl yapay su birikintilerine baraj
  • Göllerimiz belirli yörelerde toplanmıştır bunlar Göller yöresi-Güney Marmara-Tuz gölü-Van gölüdür Göllerden balık-ulaşım-doğal güzellik-tuz-su sporları-turizm-içme suyu(tatlı olanlardan) yararlanılır
  • Karadeniz, Ege, Marmara ve Akdeniz başlıca denlilerimizdir.

NOT: TÜM CANLILAR İÇİN YAŞAM KAYNAĞI OLAN SUYU İSRAF ETMEKTEN KAÇINMALIYIZ.

 

TURİZM

 

Turizm: İnsanların gezip, görmek, eğlenmek, dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere denir.

 

  • Turizm faaliyeti milli sınırlar içinde gerçekleşiyorsa “iç turizm” ülkeler arasında oluyorsa “dış turizm” adını alır.
  • Turizm, ülkeler için ekonomik, kültürel, sosyal ve halk sağlığı yönünden yararlar sağlar.
  • Turizm ülkemizi ve kültürümüzü yabancı ülke­lerin insanlarına tanıtmak için en iyi yollardan biridir. Bu yüzden ülke ve insan olarak turizmi iyi değerlendirmemiz gerekir.
  • Ülkemiz turizm açısından birçok imkana sahip­tir.

Turizmin sağladığı yararlar:

  • Ülke içindeki birlik ve beraberlik duygusunu geliştirir.
  • Uluslararası yakınlaşma ve samimiyet sağ­lar.
  • Ülkeye döviz girdisi sağlar, ekonomiyi güçlendirir.
  • Ticareti canlandırır.
  • Ulaşım ve haberleşme olanakları artar.

 

Turistik Çekiciliklerimiz:

1-Uzun kıyılar ile plajların varlığı

2-Güneşlenme süresinin fazlalığı

3-Kaplıca, ılıca gibi sıcak su kaynaklarının

4-Kış sporları

5- Tarihi eserler

6-Zengin su kaynakları, göller

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • MADENLERİMİZ

 

Maden; Yer altından çıkarılan değerli maddelere maden denir. Madenler doğada ender olarak saf halde bulunurlar. Yer altından filiz adı verilen bileşimler halinde çıkarılan ham maddeler işlenerek kullanıma hazır hale getirilirler.

Rezerv: Madenin yer altındaki miktarıdır.

Bir madenin işletmeye açılabilmesi için gerekli olan bazı şartlar şunlardır;

  • Büyük sermaye (para),
  • Teknik olanaklar (bilgi, araç-gereç),
  • Cevherdeki maden oranının yüksek olması (madenin kalitesi), madenin değeri,
  • Madenin, zengin ve uzun süre işletilmeye elverişli olması (rezerv=madenin miktarı),
  • Madenlerin yeryüzüne yakın olması,
  • Bölgenin ulaşıma müsait olması.
  • Maden ülkemiz ekonomisinde %7 lik bir paya sahiptir.
  • Ülkemiz maden kaynakları açısından 132 ülke arasında üretim itibariyle 28. Çeşitlilikte 10. Sırada yer alıyor
  • Dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenin 77 si Türkiye de bulunuyor.
  • ***Madenler ülkemizin ekonomisine katkı sağlayan önemli unsurlardan biri olup Türkiye maden çeşidi ve rezervi bakımından zengin bir ülkedir.
  • Dağılışları düzensizdir.
  • Dünya çapında önem taşıyan madenlerimiz; Bor ve krom’dur. Maden ihracatımızın yarıdan çoğu Bor’ dur
  • Çıkarılan madenler doğrudan ham madde olarak veya işlenilip de satılabilir. Çıkarılan madenler tekstil, giyim, yiyecek-içecek, yakıt gibi birçok sanayide kullanılır.
  • Ancak ülkemizde çıkarılan bazı madenler yeterince değerlendirilememektedir. Bu madenler dış ülkelere ham madde olarak satılmakta ve bu yüzden pek fazla kâr edilememektedir. (Bor, bazı mermer çeşitleri gibi)

 

Cumhuriyet dönemi ile birlikte madencilik alanında yapılan çalışmalar şunlardır:

  • Bilimsel çalışmalara başlandı.
  • Etibank, 1935 yılında yapılacak çalışmalar için gerekli olan sermaye için kuruldu.
  • 1935 yılında yer altı maden kaynaklarımızı araştırmak için MTA kuruldu.
  • Yatakların işletilebilmesi ve değerlendirilebilmesi için “Maden Kanunu” çıkarıldı (1950).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kullanıldığı Alan ve İşletmeler

Çıkarılan Yerler

DEMİR: Demir-çelik sanayisinin temel hammaddesidir.

Demir-çelik fabrikaları: Karabük, Ereğli ve İskenderun’daki demir-çelik fabrikalarıdır

 

Divriği; Sivas

Hekimhan, Hasan Çelebi; Malatya

Kayseri, Adana, K.Maraş arası

 

BAKIR: Elektrik ve elektronik sanayisinde kullanılır. Bakır üretiminde Dünyada 1. sıradayız

Samsun’da Karadeniz Bakır İşletmeleri

 

Küre (Kastamonu);

Murgul (Artvin);

Ergani-Maden(Elazığ); İzmir (Dikili-Torba)

 

KROM: Demir-çelik sanayisinin önemli hammaddesidir.

Çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmaz çelik üretiminde, kaplamada (kromaj) ve savaş sanayiinde kullanılır. En önemli ihraç maddemizdir. (Üretimde Dünya 3.süyüz)

 

Fethiye-Köyceğiz (Muğla),  Guleman-Maden (Elazığ)

Bursa, Eskişehir arası,

Kayseri,

Adana,

K.Maraş

Denizli,

Kütahya.

BOR: Jet ve roket yakıtı, cam, elyaf, sabun, deterjan, tekstil boyaları, porselen, ilaç sanayi, fotoğrafçılıkta kullanılır.

(Yarıdan fazlası ülkemizde ve bir kısmı ihraç edilir.)

 

Susurluk, Bigadiç, (Balıkesir)

Seyitgazi (Eskişehir),

Emet (Kütahya)

M. Kemalpaşa (Bursa)

BOKSİT: Alüminyum ham maddesidir. Uçak, ve otomobil endüstrisi ile ev eşyası yapımında kullanılır.

 

Konya (Seydişehir) İskenderun,

Muğla,

Adana

 

KÜKÜRT: Haşerelere karşı Keçiborlu (Isparta)

Denizli (Sarayköy),

Burdur.

KURŞUN-ÇİNKO: (Yahyalı, Ulukışla, Kütahya)

 

Elazığ (keban), Akdağmadeni
CİVA: Eczacılık, elektrikli aletlerin yapımında kullanılır.

 

Konya (Sarayönü),

İzmir (Çeşme)

MANGANEZ: Demirin çeliğe dönüştürülmesinde kullanılır.

 

Artvin (Borçka),

Zonguldak (Ereğli)

TUZ: Yemeklerde, kimya sanayiinde. Tuzgölü,

İzmir Çamaltı,

Çankırı

OLTU TAŞI: Tespih, süs taşı

 

Erzurum (oltu)
LÜLE TAŞI: Pipo ve süs eşyası

 

Eskişehir
MERMER: Heykel, inşaat işleri, süsleme.

 

Manisa, Kütahya, Muğla, Aydın

Çanakkale, Bursa, (Gemlik) Erzurum

ZIMPARA TAŞI: Cila

 

İzmir, Aydın, Muğla.
Volfram Çok sert bir madendir çelik ile elektrik elektronikte kullanılır

 

Uludağ, Bursa
Uranyum- Toryum

Nükleer enerjinin ham maddesidir.

 

En çok Sivrihisar (Eskişehir) Salihli (Manisa), Eşme (Uşak) Çanakkale, Koçarlı’da çıkarılır.

 

 

 

ENERJİ KAYNAKLARIMIZ;

İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerji kaynaklarının bir kısmı zamanla tükenmektedir. Bu nedenle yenilenebilir ve yenilenemez olarak 2 ye ayrılırlar. Yenilenebilir olanlar hem tükenmemesi hem de çevreye zarar vermemesi nedeniyle tercih edilmelidir.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları

  1. Güneş; Güneşten gelen ısı ve ışık sayesinde elde edilen enerjidir.
  2. Rüzgar; Rüzgarın gücünden elde edilen enerjidir.
  3. Hidroelektrik; Barajlardan suyun yüksekten akıtılması ile elde edilen enerji kaynağıdır.
  4. Jeotermal Enerji; Yeraltından çıkan sıcak su kaynaklarıdır.

 

Yenilenemeyen Enerji Kaynakları

  1. Doğal Gaz; Isınmada kullanılan enerji kaynağıdır. Ülkemizde doğalgaz Trakya’da ve Mardin-Çamurluda çıkar. Ancak bunlar ihtiyacımızın çok az bir kısmını karşılar.
  2. Petrol; Önemli bir enerji kaynağıdır. Yakıt dışında plastik eşya, ilaç, şampuan yapımı gibi birçok alanda kullanılır. Ülkemizde petrol sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çıkarılır.(Batman, Siirt, Diyarbakır, Adıyaman)
  3. Nükleer Enerji; Uranyum ve toryum madenlerinin atomlarının parçalanması ya da birleştirilmesi ile elde edilen enerjidir. Atom enerjisi de denir.
  4. Taş Kömürü; Ülkemizde sadece Zonguldak çevresinde çıkarılır. Çoğu demir-çelik fabrikalarında kullanılır.
  5. Linyit; Bu da bir kömür çeşididir. Ülkemiz linyit yönünden zengin yataklara sahiptir. Çıkarıldığı önemli bazı yerler; Afşin-Elbistan(Kahramanmaraş), <<<tavşanlı-Tunçbilek (Kütahya), Yatağan(Muğla),Soma(Manisa), Dodurga (Çorum),Linyit en zengin enerji kaynağımızdır.

 

 

SANAYİ(ENDÜSTRİ)

İşlenmemiş ya da yarı işlenmiş maddelerin fabrikalarda işlenerek kullanılabilir ve tüketilebilir hâle getirilmesi faaliyetlerine sanayi(endüstri) denir.

Devletlerin gelişmişliği ya da az gelişmişliği sanayileşmeye bağlıdır.

Bir yerde sanayi tesisi açabilmek için gerekli bazı şartlar şunlardır;

  • Sermaye,
  • Ham madde,
  • Enerji;
  • İş gücü,
  • Ulaşım,

Pazarlama,

          Faydalanılmayan bilgi harcanmayan ve hiç kimseye hayrı dokunmayan define gibidir.

Hz. Muhammed (S.A.V.)

 

 

 

TÜRKİYE’DE ORMANLAR

 

  • Türkiye’de ormanların dağılışını etkileyen en önemli

faktör nemlilik ve yağıştır. Bununla birlikte; yer şekilleri, yükselti, toprak özellikleri gibi faktörlerde ormanların dağılışını etkiler.

  • Ülkemizin yaklaşık %27’si ormanlarla kaplıdır. Türkiye’deki ormanların %79’u kıyı bölgelerinde yer alırken, iç bölgelerde orman var­lığı yalnızca %21’dir.
  • Karadeniz’de nem oranının yüksek olması nedeniyle ormanlar deniz seviyesinden itibaren baş Bölgede, her mevsim bol yağışlı olması nedeniyle gür ormanlar yetişir.
  • İç bölgelerde yağışların yetersiz olması ve belli dönemlerde kuraklığın etkili olması nedeniyle, ormanlar geniş alan kaplamazlar. İç kesimlerde ormanlar, genellikle daha nemli olan yüksek kesimlerde toplanmıştı
  • 177 orman yangın ihbar hattıdır.
  • Çoktan aza doğru ormanlarımızın şifresi KArEMDİG                     ( Karadeniz- Akdeniz-Eğe-Marmara-Doğu Anadolu- İç Anadolu-Güneydoğu Anadolu)
  • Türkiye’de orman varlığını korumak ve ağaçlandırma çalışmalarıyla orman alanlarını genişletmek amacıyla, çeşitli kuruluşların çalışmaları vardı

 

Bunların başlıcaları;

  • Orman Bakanlığı,
  • TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı),
  • ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı),
  • Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) ve
  • Çevre Gönüllüleri Derneği gibi kuruluşlardı

 

Ormanların faydaları

  • Canlı yaşamı için gerekli oksijeni ü
  • Erozyonu ö
  • Sanayide ham madde ve yakacak olarak kullanılır.
  • Kereste ise başta inşaat sektörü olmak üzere maden direği, mobilya, sunta, parke ve kağıt üretiminde kullanılır.
  • İçinde barındırdığı bitki ve hayvan varlığını
  • Askerî ve stratejik yönden yurt savunmasına katkı sağ
  • Kıyılarda, kumulların içerilere sokulmasını engeller
  • Temiz havası ve doğal güzellikleriyle turizme katkı sağ
  • Havanın temizlenmesine ve atmosferdeki nem dengesinin korunmasında düzenleyi­ci rol oynar.
  • Sel, çığ, taşkın ve heyelan gibi doğal afetleri ö
  • Yağış rejimini düzenler yağış sağlar
  • Havayı temizler Tozu tutar
  • Oksijen ve Geçim kaynağıdır

 

Ormanların Korunması

Sayısız yararları bulunan orman varlığını korumak ve geliştirmek için aşağıdaki önlem­lerin alınması gerekir.

  • Tahrip edilen orman alanlarının ağaçlandırılması,
  • Orman yangınlarına karşı önlemlerin alınması,
  • Sulak alanlarda çabuk büyüyen ağaçların (kavak, okaliptüs, dişbudak, söğüt vb) yetiştirilmesi,
  • Yakacak odun için çabuk büyüyen ağaçların kullanılması

 

 

 

KONU 2: PROJELER YARIŞIYOR

 

KAVRAMLAR

Pazar: Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergiledikleri belirli geçici yer

Sermaye: Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta

Yatırım: Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman

 

ÜLKEMİZ VE YATIRIM

  • Ülkemiz zengin doğal kaynaklara sahip bir ülkedir. Yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından dünyanın en zengin ve birçok konuda kendine yeten ülkelerinden biridir. Ülkemizin bu kaynakları göz önünde bulundurularak yatırım yapılmaktadır.
  • Yer şekilleri, iklim, ulaşım, nüfus ve yerleşme gibi özellikler sanayi ve ticari faaliyetleri etkilemektedir. Ticaret ile uğraşanlar ekonomik kazanç elde etmek için yatırım yaparken bu özellikleri de dikkat ederler. Yatırım yapacaklar, yeri çok iyi seçmek zorundadırlar.
  • Ülkemizin coğrafik yapısı, her bölgede birbirinden çok farklı ticari faaliyetlerin gelişmesine neden olmuştur.
  • Örneğin, Doğu Anadolu Bölgesi’nde iklim yapısına ve bitki örtüsüne bağlı ola­rak hayvancılık faaliyetleri gelişmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da bu bölgede süt ve süt ürünlerine dayalı yatırım faaliyetleri görülür.
  • Karadeniz Bölgesinde bölgede yetişen tarım ürünlerine(fındık, çay,mısır),orman ürünlerine ve balıkçılığa yönelik yatırımlar yapmak daha kârlı ve doğru olur
  • Aynı zamanda, Konya ve civarında, un ve makar­na fabrikalarının yoğun bir şekilde görülmesi de o bölgede yetiştirilen tarım ürünlerinin bir so­
  • Yatırım yapan girişimciler, aynı zamanda ürettikleri ürünlerin pazarlama sürecini de düşü­nürler.
  • Ürünleri en ucuz ve en hızlı yolla tüketicilere ulaştırmak ekonominin önemli şartlarından Bu yüzden yatırımın yapılacağı yerin kara yolu, demir yolu, deniz yolu ya da hava yo­luna yakın olması, para ve emek açısından çok önemlidir.

 

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP):

  • Fırat ve Dicle Nehirleri üzerinde yapımı öngörülen barajlar, hidroelektrik santralleri ve sulama tesislerinin yanı sıra tarımsal altyapı, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık ve diğer sektörlerin gelişmesini ve hizmetlerini kapsayan entegre projedir.
  • Bir bölge idaresidir.1989’da Başbakanlığa bağlı olarak kuruldu.
  • Amacı; bölge kapsamına giren illerde; konut, sanayi, madencilik, tarım, enerji, ulaşım gibi hizmetler ile bölgeyi hedef alan araştırmaların yaptırılmasıdır.
  • Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Tür­kiye’nin tarımla ilgili olarak hazırlanmış en büyük projesidir. Projenin yapımı hâlâ devam etmektedir.
  • Bu proje Dicle ve Fırat nehirleri üzerinde yapımı planlanan barajlar, hidroelektrik santraller ve sulama tesislerini kapsamaktadır.
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi bir tarım ve hayvancılık alanıdır. Toprakları verimli ve geniş düzlükler halindedir. Tarımda en önemli sorun su­lamadır. Bu amaçla bölgede GAP adı ile bilinen çalışmalarla (baraj, kanal, tünel) tarım alanlarının sulanması ve burala­rın değerlendirilmesi düşünülmüştür. Buna paralel olarak çeşitli sektörlerin gelişmesi sağlanacaktır.
  • GAP 25 büyük sulama projesini kapsayan ve tamamlandığında 1,7 milyon hektar tarım alanının sulanmasını gerçekleştirecek olan dev bir projedir. Ülkemizde sulanabilir potansiyele sahip olan alanların 8,5 milyon hektar civarında olduğu düşünülürse bu projenin büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Projenin 2010 yılında tamamlanması beklenmektedir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KONU 3: VERGİ VERELİM

 

KAVRAMLAR

Sorumluluk: Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet

Vatandaş: Yurttaş

Vergi: Kamu hizmetlerine harcanmak için hükümetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para

 

VERGİNİN ÖNEMİ

  • Vergi, devletin kanunlarına uygun olarak vatandaşlarının gelirlerinden belli bir oranda topladığı paralardır.
  • Her vatandaş, gelirinin belli bir oranını yine gelirine göre vergi olarak verir. Bir sanayici ile bir çiftçinin kazancı aynı olmayacağından devlete vermeleri gereken vergiler de farklı olacaktır.
  • Vergilerin ne zaman, kimlerden ve ne kadar alınacağı kanunlarda belirtilir.
  • Ayrıca sahip olduğumuz ev, araba gibi mallarımız için de vergi öderiz.
  • Örneğin; marketlerden, mağazalardan veya dükkânlardan alışveriş yaptığımızda ödemelerimizin karşılığında fiş ya da fatura alıyoruz. Fiş ya da fatura hem aldığımız ürünün fiyatını hem de üzerinde alışverişten dolayı devlete ne kadar vergi ödendiği gösteriliyor. Fiş ve fatura üzerinde yazan KDV (katma değer vergisi) bunun göstergesidir.
  • Eğer alışveriş fişini almazsak devlete ödeyeceğimiz vergi satıcının cebine girer.
  • Vergi vermek, bir vatandaşlık borcudur ve Anayasamızın 73. maddesinde bu görev şu şekilde belirtilmiştir:

Madde 73:

Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.

  • Bazı kurum, kuruluş ve kişilerin kazançla­rının devlete vermeleri gereken bölümünü öde­medikleri görülmektedir. Bu olaya vergi kaçır­mak
  • Bir kurumun hangi vergi dairesine ver­gi ödediğini gösteren ve iş yerinin duvarında ası­lı olan belgeye vergi levhası denir
  • Vergiler adlarını konularından alırlar. Örneğin devlet memurları “gelir vergisi”, ev sahipleri “emlak vergisi”, kurumlar da “kurumlar vergisi” öderler. Bunlar gibi taşıt vergisi, katma değer vergisi, çevre temizlik vergisi, özel tüketim vergisi gibi vergi çeşitleri bulunmaktadır.
  • Bunlardan gelir vergisi, vatandaş­ların bir yıl içinde elde ettikleri gelirin belli bir oranda vergilendirilmesidir.
  • Vergi sadece kişiler­den değil, şirketler, kooperatifler, iş ortaklıkları gi­bi kurumlardan da alınır. Buna kurumlar vergisi
  • Ev gibi gayrimenkul sahiplerinin ödediği vergiye de emlak vergisi
  • Vergi mükelleflerini tespit eden vergiyi denetleyen ve toplayan resmî daireye vergi dai­resi
  • Devletin, kendi kaynakları ile ülke için gerekli olan yatırımların tamamını yerine getirmesi mümkün değildir. Bu nedenle devletin bu konuda vatandaşın desteğine ihtiyacı vardır. Vatandaşlardan alınan vergiler yine toplum yararı için devlet tarafından kullanılır.
  • Devlet, topladığı paralarla vatandaşların ihtiyacı olan okul, hastane, yol, köprü, baraj, fabrika yaptırır. Çalışanlarının ücretlerini verir, çeşitli binalar yaptırır, ülke güvenliğin sağlanması için harcamalar yapar.
  • Ülkemizin gelişip güçlü bir ülke hâline gelmesi, hizmetlerin aksamaması, insanların rahat ve huzurlu yaşayabilmesi için herkesin vergilerini zamanında ve düzenli olarak ödemesi gereklidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KONU 4: DÜNYA ALARM VERİYOR

 

KAVRAMLAR

Doğal kaynaklar: Doğada kendiliğinden var olan insan aklı ve tekniğinin ürünü olmayan bütün zenginlik kaynaklarıdır.

Kaynak: :  1. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. 2. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge

Sorumluluk: Sorumluluk: Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, sorum, mesuliyet

Tüketim: Tüketme işi

Tasarruf: 1.Gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması. 2. Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım

Tüketim: 1. Tüketme işi. 2. Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı

İsraf: Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık, tutumsuzluk

 

DOĞAL KAYNAKLARIN BİLİNÇSİZCE TÜKETİLMESİ

  • Doğal kaynaklar, doğada hazır bulduğumuz kaynaklardır.
  • Bu kaynakların kullanımı insanlara aittir.
  • Ancak kaynaklar sınırsız değildir. Bu nedenle doğal kaynakları istediğimiz gibi kullanma hakkına sahip değiliz. Sadece bizim değil gelecek nesillerin de kullanacağı kaynaklar olduğunu dikkate almalıyız.
  • Geleceğimiz için doğal kaynakların korunması gerekmektedir.

     Çevre felaketi

  • Dünyadaki doğal kaynaklar hızla tüken­mektedir. Bu durum gelecek yıllarda insan haya­tını tehdit eden büyük bir tehlikeye dönüşecektir.
  • Dünyanın akciğerleri olarak adlandırılan ORMANLAR, yalnız ağaçlardan oluşan bir alan değil, aynı zamanda çok sayıda bitki ve hayvan topluluklarının yaşam alanlarıdır.
  • Ormanlarımız yangın, hayvan otlatma, tarla ve ev yapmak, sanayide kullanmak vb. nedenlerle yok edilmektedir. Günümüzde ormanların azalmasıyla erozyon ve çölleşme artıyor, toprak verimsizleşiyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak yer altı suları azalıyor, su kıtlığı artıyor. Çevre, hava, su kirliliği dünyayı yaşanılmaz bir ortama sürüklüyor.
  • Bütün canlıların yaşamını devam ettirebil­mesi için gerekli olan ihtiyaçların başında SU gel­mektedir. Okyanuslar, denizler, göller, akarsular, bataklıklar, yer altı suları ve buzullar dünyanın başlıca su kaynaklarıdır. Fakat su kaynakları in­sanlar tarafından hızlı bir biçimde kirletilmekte ve yok edilmektedir.
  • İnsanları gelecekte bekleyen büyük tehli­kelerin başında tatlı su kaynaklarının yok olması gelmektedir. Çünkü dünyada tatlı su rezervi sınır­lıdır. Uzmanlar 2025 yılında dünyadaki yedi mil­yar insanın %40’ının ciddi su sıkıntısıyla baş ba­şa kalacağını tahmin etmektedir.
  • Tatlı su kaynakları yanında okyanus, de­niz ve göller de kirlilik tehdidi altındadır. Bu su kaynaklarında meydana gelen kirlilik ve azalma insan yaşamı dışında diğer canlı türlerinin yaşa­mını da tehdit etmektedir. Su kaynaklarında mey­dana gelen kirlilik nedeniyle bozulan doğal den­genin tekrar eski hâline gelmesi ise uzun yıllar al­maktadır. Bu nedenle doğal kaynaklara zarar ver­memeli, verenleri uyarmalıyız.
  • EROZYON, toprakların üst kısmının akar­sular, sel suları ve rüzgâr gibi dış kuvvetlerin etki­siyle aşındırılarak taşınmasına denir.
  • Türkiye’nin bütün bölgelerinde erozyon gö­rülür. Ancak şiddeti, bitki örtüsüne göre değişir. Ör­neğin; bitki örtüsünün sık olduğu Karadeniz Bölge‘nde şiddeti daha az iken, bitki örtüsünün cılız ol­duğu İç Anadolu Bölgesi‘nde şiddeti daha fazladır.
  • Erozyon, ülkemizdeki en bü­yük göç nedenlerinden biridir. Erozyon nedeniyle topraklarını kaybeden insanlar bulundukları yerden başka yerlere göç etmek zorunda kalmaktadır.
  • Doğal kaynakların bilinçli kullanımı ile ilgili olarak yapılan çalışmaların başında “geri dönüşümlü ürünlerin tekrar tüketime sunulması”
  • Atıkların tekrar kullanılarak şişe, plastik, kâğıt, kutu gibi yeni bir maddeye dönüştürülmelerine geri dönüşüm
  • Demir, çelik, bakır, kurşun, kâğıt, plastik, cam gibi maddelerin geri kazanılması ve tekrar kullanılması doğal kaynakların tüketilmesini önleyecektir.

Geri dönüşümün önemi nedir?

Bu sorunun cevabını şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Geri dönüşüm sayesinde doğal kaynaklarımız korunur.
  2. Enerji tasarrufu sağlar.
  3. Atık miktarı azalır.
  4. Geri dönüşüm, geleceğe ve ekonomiye yatırım anlamına gelir.
  • Bir ton kullanılmış kâğıt, geri kazanıldığında 16 adet çam ağacının, bir ton kullanılmış gazete kâğıdını ise 8 adet çam ağacının kesilmesini önler.
  • Bir cam şişe doğada 4000 yıl, plastik 1000 yıl, çiklet 5 yıl, meşrubat kutusu 10-100 yıl sürede yok olmaktadır.
  • Türkiye’nin çöp miktarının yaklaşık % 15- 20’sini geri kazanılabilir nitelikte atıklar oluşturuyor.

Doğal kaynakların bilinçli kullanılabilmesi için vatandaş olarak bizlere görevler düşmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  1. Bir ürünü alırken ambalajının geri dönüşümlü olmasına dikkat etmeliyiz.
  2. Atık kâğıtları çöp yerine biriktirerek ekonomiye kazandırmalıyız.
  3. Dişlerimizi fırçalarken suyu açık bırakmamalıyız.
  4. Çevremizdeki doğal güzellikleri kirletecek davranış ve hareketlerden kaçınmalıyız. Kirletenleri uyarmalıyız.
  5. Sağlığa zararlı kimyasal maddeler içeren temizlik ürünler yerine çevreye zarar vermeyen ürünleri tercih etmeliyiz.
  6. Ormanlık alanlarda kesinlikle ateş yakmamalıyız. Piknik yerlerini bulduğumuz gibi temiz bırakmalıyız.

 

 

KONU 5: NİTELİKLİ İNSAN VE MESLEKLERİN ÖZELLİKLERİ

 

KAVRAMLAR

Girişimci: 1. Üretim için bir işe girişen, kalkışan kimse, müteşebbis. 2. Ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse, müteşebbis.

Kişilik: Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet

Meslek: Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş

 

NİTELİKLİ İNSAN

  • İnsanlar, yaşamlarını devam ettirmek ve geçimlerini sağlamak amacıyla çeşitli işlerde çalı­şırlar. İnsanlar, yaptıkları işlerin özelliklerine göre ikiye ayrılırlar.

Niteliksiz eleman, fiziksel güce dayalı iş­lerde çalışan kişilere denir.

Nitelikli eleman, iyi eğitim almış ve zihin gücüne dayalı işlerde çalışanlara denir. Bu insanların yaptıkları işe de nitelikli insan gücü denir

Nitelikli insan;

  • İşini iyi bir şekilde yapar.
  • Daha üretkendir.
  • Yenilik ve gelişmelere açıktır.
  • Ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlar.
  • İşini severek yapar

 

  • Nitelikli insan, eğitim yoluyla okullarda ye­tişir.
  • Ülkemizde nüfus fazla olmasına rağmen, çe­şitli sektörlerde çalışan nitelikli eleman sayısı az­dır. Nitelikli eleman sayısının azlığı, yapılan işler­den gereken verimin alınmasını zorlaştırmakta­dır.
  • Bu durum ülke ekonomisi için olumsuz sonuç­lar ortaya çıkarmaktadır.
  • Nitelikli eleman sayısının fazla olduğu ül­kelerin siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmişlik dü­zeyleri yüksektir.
  • Bu konuda yaşanan büyük sorunlardan biri “beyin göçü” adı verilen iyi eğitim almış ve çe­şitli niteliklere sahip kişilerin dış ülkelere göç et­mesidir. Bu durumun engellenmesi için nitelikli elemanlara uygun ve verimli çalışma şartları ha­zırlanmalıdır

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MESLEK SEÇİMİ

  • Kişinin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı işe meslek
  • Meslek seçiminde önemli olan, “Ben hangi işi yapabilir, hangi işte mutlu olurum?” sorusuna cevap verebilmektir.
  • “ Ben şu meslekten ne kadar para kazanırım?” sorusu insanı yanılgıya götürür. İnsanın mutlu ve huzurlu olacağı bir mesleği seçmesi gelecek yaşamında büyük önem taşıyacaktır.
  • Seçmek istediğiniz meslek yeteneklerimize, kişiliğimize, ilgimize ve karakterimize uygun olmalıdır. Bu özelliklerin çok iyi değerlendirilmesi gerekir.
  • Seçeceğimiz mesleği öncelikle çok sevmemiz gerekir. İnsanın sevdiği mesleği yapması hem kendisini mutlu eder hem de mesleğinde başarılı olmasını sağlar.
  • İnsan mesleğinde zaman zaman olumsuzluklarla karşılaşabilir. Bunlar insanı korkutmamalı. Bilinmelidir ki her mesleğin kendi içinde bazı zorlukları vardır. Bu zorluklarla mücadele ederek üstesinden gelmek insanı başarıya ulaştırır.
  • Seçilen meslek insanın geleceğine yön verir, özel yaşamınızı etkiler. Severek yapılan meslek insana huzur verir, aile yaşamının da mutlu olmasına katkı sağlar. Bu nedenle seçeceğimiz meslek hakkında bilgi sahibi olmak, yetenek ve ilgi alanımıza uygun meslek seçimi yapmak son derece önemlidir.

 

Öğrenciler aşağıdaki sorulara cevap vererek ilgi ve yeteneklerinin neler olduğunu belirlemeliler.

**Ben neler yapabilirim?

**Ben nasıl bir karaktere sahibim?

**Ben ne istiyorum?

**Ben neleri yapmaktan hoşlanırım?

     Bu sorulara cevap verdikten sonra seçilmesi düşünülen meslek ve meslekleri tanımaları gerekir. Bunun için  şu sorulara cevap vermelidirler:

**Hangi işleri yaparlar

**Çalışma koşulları nelerdir?

**Hangi eğitimden geçerler?

**Hangi özellikleri taşıması gerekir?

 

Yanlış meslek seçiminde rol oynayan faktörler:

1- Ailenin yönlendirmesi

2- Çevreden etkilenme

3- Kişinin yeteneklerini tanımamış olma

 

MESLEK ÇEŞİTLERİ

Temelinde insan olan meslekler: Öğretmen-doktor-hemşire-psikolog

Temelinde veri olan meslekler: Ekonomist-muhasebeci-istatistikçi-muhasebeci-avukat

Temelinde nesne olan meslekler: Marangoz-pilot-bilgisayar mühendisi-veteriner

Temelinde kavram olan meslekler: Yazar-sosyolog-müzisyen-reklam yazarı-bilim adamı-

www.sorubak.com




Paylaş
Sitemizdeki Benzer İçerikler



Yorumlar

Bu Yazıya Toplam 0 Yorum Yapılmış

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Şehir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İlgili Terimler :